← Sure 41

41:13

فَإِنْ أَعْرَضُوا۟ فَقُلْ أَنذَرْتُكُمْ صَـٰعِقَةً مِّثْلَ صَـٰعِقَةِ عَادٍ وَثَمُودَ

Kelime kelime

فَإِنْ
fakat eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنْEdat — şart
أَعْرَضُوا۟
yüz çevirirlerse
Fiil
Kök: عرض
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْرَضُFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
فَقُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
قُلْFiil — emir، 2. tekil eril
أَنذَرْتُكُمْ
ben sizi uyardım
Fiil
Kök: نذر
Dilbilgisi (i'rab)
أَنذَرْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsim — zamir، son ek، 1. tekil
كُمْİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
صَٰعِقَةً
bir yıldırıma karşı
İsim
Kök: صعق
Dilbilgisi (i'rab)
صَٰعِقَةًİsim — dişil tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّثْلَ
gibi
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
مِّثْلَİsim — eril، mansûb (akuzatif)
صَٰعِقَةِ
başına düşen yıldırım
İsim
Kök: صعق
Dilbilgisi (i'rab)
صَٰعِقَةِİsim — dişil tekil، mecrûr (genitif)
عَادٍ
Ad
İsim
Kök: عود
Dilbilgisi (i'rab)
عَادٍİsim — özel isim، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَثَمُودَ
ve Semud'un
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ثَمُودَİsim — özel isim، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Eğer yüz çevirirlerse onlara de ki: "İşte sizi, Ad ve Semud'un başına gelen yıldırıma benzer bir azap ile uyardım."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Eğer onlar, yine yüz çevirirlerse de ki: "Ben sizi Âd ve Semud'un başına gelen yıldırıma benzer bir yıldırıma karşı uyardım."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Yüz çevirirlerse de ki: “Sizi Âd ve Semûd’un (başına gelen) yıldırım gibi bir yıldırıma (afete) karşı uyarıyorum!”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But if they turn away, say thou: "I have warned you of a stunning Punishment (as of thunder and lightning) like that which (overtook) the 'Ad and the Thamud!"

A. Yusuf Alipublic-domain

If they turn away, say, ‘I have warned you about a blast like the one which struck 'Ad and Thamud:

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

But if they turn away, then say: I warn you of a thunderbolt like the thunderbolt (which fell of old upon the tribes) of A'ad and Thamud;

M. Pickthallpublic-domain

But if they turn away, then say, "I have warned you of a thunderbolt like the thunderbolt [that struck] ʿAad and Thamūd.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فإن أعرض هؤلاء المكذبون بعدما بُيَّن لهم من أوصاف القرآن الحميدة، ومن صفات الله العظيم، فقل لهم: قد أنذرتكم عذابًا يستأصلكم مثل عذاب عاد وثمود حين كفروا بربهم وعصوا رسله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?