← Sure 25

25:13

وَإِذَآ أُلْقُوا۟ مِنْهَا مَكَانًا ضَيِّقًا مُّقَرَّنِينَ دَعَوْا۟ هُنَالِكَ ثُبُورًا

Kelime kelime

وَإِذَآ
ve zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
إِذَآİsim — zaman zarfı
أُلْقُوا۟
atıldıkları
Fiil
Kök: لقي
Dilbilgisi (i'rab)
أُلْقُFiil — mâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
مِنْهَا
onun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdat — harf-i cer (edat)
هَاİsim — zamir، son ek، 3. tekil dişil
مَكَانًا
bir yerine
İsim
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
مَكَانًاİsim — eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
ضَيِّقًا
dar
İsim
Kök: ضيق
Dilbilgisi (i'rab)
ضَيِّقًاİsim — eril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
مُّقَرَّنِينَ
bağlı olarak
İsim
Kök: قرن
Dilbilgisi (i'rab)
مُّقَرَّنِينَİsim — ism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
دَعَوْا۟
çağırırlar
Fiil
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
دَعَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وْا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
هُنَالِكَ
orada
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُنَاİsim — zaman zarfı
لِEdat — uzaklık، son ek
كَEdat — muhâtab، son ek، eril
ثُبُورًا
helâki
İsim
Kök: ثبر
Dilbilgisi (i'rab)
ثُبُورًاİsim — eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Elleri boyunlarına bağlanarak, dar bir yerden atıldıkları zaman, orada, yok olup gitmeyi isterler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Elleri boyunlarına bağlı olarak onun dar bir yerine atıldıkları zaman da, oracıkta yok olmayı isterler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Bağlı olarak oradan (cehennemin) dar bir yerine atıldıkları zaman oracıkta yok olmayı isteyeceklerdir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And when they are cast, bound together into a constricted place therein, they will plead for destruction there and then!

A. Yusuf Alipublic-domain

and when they are hurled into a narrow part of it, chained together, they will cry out for death.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when they are flung into a narrow place thereof, chained together, they pray for destruction there.

M. Pickthallpublic-domain

And when they are thrown into a narrow place therein bound in chains, they will cry out thereupon for destruction.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وإذا أُلقوا في مكان شديد الضيق من جهنم- وقد قُرِنت أيديهم بالسلاسل إلى أعناقهم- دَعَوْا على أنفسهم بالهلاك للخلاص منها.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?