← Sure 26

26:49

قَالَ ءَامَنتُمْ لَهُۥ قَبْلَ أَنْ ءَاذَنَ لَكُمْ ۖ إِنَّهُۥ لَكَبِيرُكُمُ ٱلَّذِى عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحْرَ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَ ۚ لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُم مِّنْ خِلَـٰفٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ

Kelime kelime

قَالَ
(Fir'avn) dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ءَامَنتُمْ
inandınız mı?
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنFiil — mâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
لَهُۥ
ona
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsim — zamir، 3. tekil eril
قَبْلَ
önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلَİsim — zaman zarfı، mansûb (akuzatif)
أَنْ
ben izin vermeden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنْEdat — masdar bağlacı
ءَاذَنَ
ben izin vermeden
Fiil
Kök: أذن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاذَنَFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
لَكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsim — zamir، 2. çoğul eril
إِنَّهُۥ
şüphesiz O
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdat — mansûb (akuzatif)
هُۥİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
لَكَبِيرُكُمُ
büyüğünüzdür
İsim
Kök: كبر
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdat — tekit، ön ek
كَبِيرُİsim — eril tekil، merfû (nominatif)
كُمُİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلَّذِى
size öğreten
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsim — ism-i mevsûl، eril tekil
عَلَّمَكُمُ
size öğreten
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَّمَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كُمُİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلسِّحْرَ
büyüyü
İsim
Kök: سحر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
سِّحْرَİsim — eril، mansûb (akuzatif)
فَلَسَوْفَ
öyleyse yakında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَEdat — tekit، ön ek
سَوْفَEdat — gelecek (se/sevfe)
تَعْلَمُونَ
bileceksiniz
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْلَمُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
لَأُقَطِّعَنَّ
mutlaka keseceğim
Fiil
Kök: قطع
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdat — tekit، ön ek
أُقَطِّعَFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
نَّEdat — tekit، son ek
أَيْدِيَكُمْ
ellerinizi
İsim
Kök: يدي
Dilbilgisi (i'rab)
أَيْدِيَİsim — dişil çoğul، mansûb (akuzatif)
كُمْİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
وَأَرْجُلَكُم
ve ayaklarınızı
İsim
Kök: رجل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
أَرْجُلَİsim — dişil çoğul، mansûb (akuzatif)
كُمİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّنْ
çapraz olarak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdat — harf-i cer (edat)
خِلَٰفٍ
geride kalanlar
İsim
Kök: خلف
Dilbilgisi (i'rab)
خِلَٰفٍİsim — eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ
ve asacağım
Fiil
Kök: صلب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
لَEdat — tekit، ön ek
أُصَلِّبَFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
نَّEdat — tekit، son ek
كُمْİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
أَجْمَعِينَ
hepinizi
İsim
Kök: جمع
Dilbilgisi (i'rab)
أَجْمَعِينَİsim — eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Firavun: "Ben size izin vermeden ona iman mı ettiniz? Muhakkak ki o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi bileceksiniz; ellerinizi ayaklarınızı, and olsun, çaprazlama kestireceğim, hepinizi astıracağım" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Firavun (kızgınlık içinde) dedi ki: "Ben size izin vermeden O'na iman ettiniz ha! Anlaşıldı ki o size sihri öğreten büyüğünüzmüş! Ama şimdi bileceksiniz: Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama ke stireceğim, hepinizi çarmıha gerdireceğim!"

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Firavun) şöyle demişti: “Ben size izin vermeden ona iman ettiniz, (öyle mi)! Şüphesiz ki o (Musa), size büyü öğreten büyüğünüzdür (akıl hocanızdır). İleride (size neler yapacağımı) elbette bileceksiniz. Dönekliğ(iniz)den dolayı kesinlikle ellerinizi ve ayaklarınızı elbette kestireceğim ve hepinizi astıracağım!”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Said (Pharaoh): "Believe ye in Him before I give you permission? surely he is your leader, who has taught you sorcery! but soon shall ye know! Be sure I will cut off your hands and your feet on opposite sides, and I will cause you all to die on the cross!"

A. Yusuf Alipublic-domain

Pharaoh said, ‘How dare you believe in him before I have given you permission? He must be the master who taught you sorcery! Soon you will see: I will cut off your alternate hands and feet and then crucify the lot of you!’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

(Pharaoh) said: Ye put your faith in him before I give you leave. Lo! he doubtless is your chief who taught you magic! But verily ye shall come to know. Verily I will cut off your hands and your feet alternately, and verily I will crucify you every one.

M. Pickthallpublic-domain

[Pharaoh] said, "You believed him [i.e., Moses] before I gave you permission. Indeed, he is your leader who has taught you magic, but you are going to know. I will surely cut off your hands and your feet on opposite sides, and I will surely crucify you all."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قال فرعون للسحرة مستنكرًا: آمنتم لموسى بغير إذن مني، وقال موهمًا أنَّ فِعْل موسى سحر: إنه لكبيركم الذي علَّمكم السحر، فلسوف تعلمون ما ينزل بكم من عقاب: لأقطعنَّ أيديكم وأرجلكم من خلاف: بقطع اليد اليمنى والرجل اليسرى أو عكس ذلك، ولأصلبنَّكم أجمعين.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?