← Sure 54

54:31

إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ صَيْحَةً وَٰحِدَةً فَكَانُوا۟ كَهَشِيمِ ٱلْمُحْتَظِرِ

Kelime kelime

إِنَّآ
elbette biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdat — mansûb (akuzatif)
آİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
أَرْسَلْنَا
gönderdik
Fiil
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
أَرْسَلْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
عَلَيْهِمْ
onların üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdat — harf-i cer (edat)
هِمْİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
صَيْحَةً
sayha (korkunç bir ses)
İsim
Kök: صيح
Dilbilgisi (i'rab)
صَيْحَةًİsim — dişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَٰحِدَةً
tek
İsim
Kök: وحد
Dilbilgisi (i'rab)
وَٰحِدَةًİsim — dişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَكَانُوا۟
oldular
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — atıf bağlacı، ön ek
كَانُFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
كَهَشِيمِ
kuru ot gibi
İsim
Kök: هشم
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
هَشِيمِİsim — eril tekil، mecrûr (genitif)
ٱلْمُحْتَظِرِ
ağıldaki
İsim
Kök: حظر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
مُحْتَظِرِİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Nitekim üzerlerine bir çığlık gönderdik de, ağılcıların kullandığı kurumuş ot gibi oldular.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Biz onların üzerine tek sayha (korkunç bir ses) gönderdik; ağılcının topladığı çalı çırpı kırıntıları gibi kırılıp dökülüverdiler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Deveyi kesince) biz de üzerlerine korkunç bir ses göndermiştik. Ağıla konulan kuru ot gibi olmuşlardı.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

For We sent against them a single Mighty Blast, and they became like the dry stubble used by one who pens cattle.

A. Yusuf Alipublic-domain

We released a single mighty blast against them and they ended up like a fencemaker’s dry sticks.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Lo! We sent upon them one Shout, and they became as the dry twigs (rejected by) the builder of a cattle-fold.

M. Pickthallpublic-domain

Indeed, We sent upon them one shriek [i.e., blast from the sky], and they became like the dry twig fragments of an [animal] pen.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إنا أرسلنا عليهم جبريل، فصاح بهم صيحة واحدة، فبادوا عن آخرهم، فكانوا كالزرع اليابس الذي يُجْعل حِظارًا على الإبل والمواشي.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?