← Sure 11

11:72

قَالَتْ يَـٰوَيْلَتَىٰٓ ءَأَلِدُ وَأَنَا۠ عَجُوزٌ وَهَـٰذَا بَعْلِى شَيْخًا ۖ إِنَّ هَـٰذَا لَشَىْءٌ عَجِيبٌ

Kelime kelime

قَالَتْ
dedi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَتْFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
يَٰوَيْلَتَىٰٓ
ey vay halime
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdat — nidâ، ön ek
وَيْلَتَىٰٓİsim — merfû (nominatif)
ءَأَلِدُ
ben doğuracak mıyım?
Fiil
Kök: ولد
Dilbilgisi (i'rab)
ءَİsim — soru، ön ek
أَلِدُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
وَأَنَا۠
ben böyle
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — hâl (durum) vâvı، ön ek
أَنَا۠İsim — zamir، 1. tekil
عَجُوزٌ
kocamış bir kadın iken
İsim
Kök: عجز
Dilbilgisi (i'rab)
عَجُوزٌİsim — dişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَهَٰذَا
ve şu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
هَٰEdat — ATT، ön ek
ذَاİsim — ism-i işaret، eril tekil
بَعْلِى
kocam da
İsim
Kök: بعل
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْلِİsim — eril، merfû (nominatif)
ىİsim — zamir، son ek، 1. tekil
شَيْخًا
bir ihtiyar iken
İsim
Kök: شيخ
Dilbilgisi (i'rab)
شَيْخًاİsim — eril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
إِنَّ
gerçekten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdat — mansûb (akuzatif)
هَٰذَا
bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdat — ATT، ön ek
ذَاİsim — ism-i işaret، eril tekil
لَشَىْءٌ
bir şeydir
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdat — tekit، ön ek
شَىْءٌİsim — eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
عَجِيبٌ
şaşırtıcı
İsim
Kök: عجب
Dilbilgisi (i'rab)
عَجِيبٌİsim — eril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

"Vay başıma gelenler! Ben bir kocakarı, kocam da ihtiyar olmuşken nasıl doğurabilirim? Doğrusu bu şaşılacak bir şey" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

"Vay başıma gelene!" dedi, "Ben bir kocakarıyım, kocam da yaşlı bir adam. Bu gerçekten çok tuhaf bir şey!"

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Sâre) “Aa, vay başıma gelenler! Ben bir yaşlı, bu da benim yaşlı (ihtiyar) kocam iken çocuk mu doğuracağım? Şüphesiz ki bu şaşılacak bir şeydir!” demişti.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

She said: "Alas for me! shall I bear a child, seeing I am an old woman, and my husband here is an old man? That would indeed be a wonderful thing!"

A. Yusuf Alipublic-domain

She said, ‘Alas for me! How am I to bear a child when I am an old woman, and my husband here is an old man? That would be a strange thing!’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

She said: Oh woe is me! Shall I bear a child when I am an old woman, and this my husband is an old man? Lo! this is a strange thing!

M. Pickthallpublic-domain

She said, "Woe to me! Shall I give birth while I am an old woman and this, my husband, is an old man? Indeed, this is an amazing thing!"

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قالت سارة لما بُشِّرت بإسحاق متعجبة: يا ويلتا كيف يكون لي ولد وأنا عجوز، وهذا زوجي في حال الشيخوخة والكبر؟ إن إنجاب الولد مِن مثلي ومثل زوجي مع كبر السن لَشيء عجيب.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution