15:47
وَنَزَعْنَا مَا فِى صُدُورِهِم مِّنْ غِلٍّ إِخْوَٰنًا عَلَىٰ سُرُرٍ مُّتَقَـٰبِلِينَ
Kelime kelime
Meal
And We shall remove from their hearts any lurking sense of injury: (they will be) brothers (joyfully) facing each other on thrones (of dignity).
A. Yusuf Ali · EN · public-domain
Biz o cennetliklerin kalblerindeki kinleri çıkarır atarız. Hepsi kardeşler olarak sevinç içinde karşılıklı koltuklara otururlar.
Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain
(Ayrıca onların) göğüslerinde (kalplerinde) kinden ne varsa hepsini çıkarıp atmışız (atmış olacağız). (Birbirlerine) kardeş bir şekilde tahtlar üzerinde karşılıklı olarak kurulup oturmakta (olacaklar)dır.
Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved
And We remove whatever rancour may be in their breasts. As brethren, face to face, (they rest) on couches raised.
M. Pickthall · EN · public-domain