← Sure 18

18:34

وَكَانَ لَهُۥ ثَمَرٌ فَقَالَ لِصَـٰحِبِهِۦ وَهُوَ يُحَاوِرُهُۥٓ أَنَا۠ أَكْثَرُ مِنكَ مَالًا وَأَعَزُّ نَفَرًا

Kelime kelime

وَكَانَ
ve vardı
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
كَانَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَهُۥ
O(adam)ın
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsim — zamir، 3. tekil eril
ثَمَرٌ
ürünü
İsim
Kök: ثمر
Dilbilgisi (i'rab)
ثَمَرٌİsim — eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فَقَالَ
dedi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
قَالَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لِصَٰحِبِهِۦ
arkadaşı
İsim
Kök: صحب
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
صَٰحِبِİsim — mecrûr (genitif)
هِۦİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
وَهُوَ
ve o
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — hâl (durum) vâvı، ön ek
هُوَİsim — zamir، 3. tekil eril
يُحَاوِرُهُۥٓ
konuşurken
Fiil
Kök: حور
Dilbilgisi (i'rab)
يُحَاوِرُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُۥٓİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
أَنَا۠
ben
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَا۠İsim — zamir، 1. tekil
أَكْثَرُ
zenginim
İsim
Kök: كثر
Dilbilgisi (i'rab)
أَكْثَرُİsim — eril tekil، merfû (nominatif)
مِنكَ
senden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdat — harf-i cer (edat)
كَİsim — zamir، son ek، 2. tekil eril
مَالًا
malca
İsim
Kök: مول
Dilbilgisi (i'rab)
مَالًاİsim — eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَأَعَزُّ
ve güçlüyüm
İsim
Kök: عزز
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
أَعَزُّİsim — eril، merfû (nominatif)
نَفَرًا
adamca da
İsim
Kök: نفر
Dilbilgisi (i'rab)
نَفَرًاİsim — eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Onun gelirleri de vardı. Bu yüzden, arkadaşiyle konuşurken: "Ben malca senden zengin, nüfusça da senden daha itibarlıyım" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

İki bağın sahibinin ayrıca başka geliri vardı. Bundan dolayı bu adam arkadaşıyla münakaşa ederken: "Ben malca senden daha zengin ve insan sayısı bakımından da senden daha güçlü ve üstünüm" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Bu kişinin bolca ürünü vardı. Arkadaşıyla konuşurken ona şöyle demişti: “Ben servetçe senden daha zenginim; nüfus bakımından da senden daha güçlüyüm.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

(Abundant) was the produce this man had: he said to his companion, in the course of a mutual argument: "more wealth have I than you, and more honour and power in (my following of) men."

A. Yusuf Alipublic-domain

and so he had abundant fruit. One day, while talking to his friend, he said, ‘I have more wealth and a larger following than you.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And he had fruit. And he said unto his comrade, when he spake with him: I am more than thee in wealth, and stronger in respect of men.

M. Pickthallpublic-domain

And he had fruit, so he said to his companion while he was conversing with him, "I am greater than you in wealth and mightier in [numbers of] men."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وكان لصاحب الحديقتين ثمر وأموال أخرى، فقال لصاحبه المؤمن، وهو يحاوره في الحديث، والغرور يملؤه: أنا أكثر منك مالا وأعز أنصارًا وأعوانًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution