← Sure 29

29:31

وَلَمَّا جَآءَتْ رُسُلُنَآ إِبْرَٰهِيمَ بِٱلْبُشْرَىٰ قَالُوٓا۟ إِنَّا مُهْلِكُوٓا۟ أَهْلِ هَـٰذِهِ ٱلْقَرْيَةِ ۖ إِنَّ أَهْلَهَا كَانُوا۟ ظَـٰلِمِينَ

Kelime kelime

وَلَمَّا
zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
لَمَّاİsim — zaman zarfı
جَآءَتْ
geldikleri
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَتْFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
رُسُلُنَآ
elçilerimiz
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
رُسُلُİsim — eril çoğul، merfû (nominatif)
نَآİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
إِبْرَٰهِيمَ
İbrahim'e
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِبْرَٰهِيمَİsim — özel isim، eril، mansûb (akuzatif)
بِٱلْبُشْرَىٰ
bir müjde ile
İsim
Kök: بشر
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
بُشْرَىٰİsim — dişil، mecrûr (genitif)
قَالُوٓا۟
dediler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
إِنَّا
muhakkak biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdat — mansûb (akuzatif)
اİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
مُهْلِكُوٓا۟
helak edeceğiz
İsim
Kök: هلك
Dilbilgisi (i'rab)
مُهْلِكُوٓا۟İsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
أَهْلِ
halkını
İsim
Kök: أهل
Dilbilgisi (i'rab)
أَهْلِİsim — eril، mecrûr (genitif)
هَٰذِهِ
şu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdat — ATT، ön ek
ذِهِİsim — ism-i işaret، dişil tekil
ٱلْقَرْيَةِ
(Sodom) kentin
İsim
Kök: قري
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
قَرْيَةِİsim — dişil، mecrûr (genitif)
إِنَّ
çünkü
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdat — mansûb (akuzatif)
أَهْلَهَا
oranın halkı
İsim
Kök: أهل
Dilbilgisi (i'rab)
أَهْلَİsim — eril، mansûb (akuzatif)
هَاİsim — zamir، son ek، 3. tekil dişil
كَانُوا۟
oldular
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
ظَٰلِمِينَ
zalimler(den)
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ظَٰلِمِينَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Elçilerimiz İbrahim'e müjde ile geldiklerinde: "Biz şu kent halkını yok edeceğiz, çünkü oranın halkı zalim kimselerdir" dediler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Elçilerimiz İbrahim'e (iki oğul vereceğimize dair) müjdeyi getirdiklerinde şöyle dediler: "Biz bu memleket halkını helak edeceğiz. Çünkü oranın halkı zalim kimselerdir."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Elçilerimiz (melekler) İbrahim’e (çocuk) müjdesini getirdiklerinde şöyle demişlerdi: “Biz bu şehir halkını helak edeceğiz. Şüphesiz ki oranın halkı zalim kişilerdir.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

When Our Messengers came to Abraham with the good news, they said: "We are indeed going to destroy the people of this township: for truly they are (addicted to) crime."

A. Yusuf Alipublic-domain

When Our mes-sengers brought the good news [of the birth of a son] to Abraham,they told him, ‘We are about to destroy the people of that town. They are wrongdoers.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when Our messengers brought Abraham the good news, they said: Lo! we are about to destroy the people of that township, for its people are wrong-doers.

M. Pickthallpublic-domain

And when Our messengers [i.e., angels] came to Abraham with the good tidings, they said, "Indeed, we will destroy the people of that [i.e., Lot's] city. Indeed, its people have been wrongdoers."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولما جاءت الملائكة إبراهيم بالخبر السارِّ من الله بإسحاق، ومن وراء إسحاق ولده يعقوب، قالت الملائكة لإبراهيم: إنا مهلكو أهل قرية قوم لوط، وهي "سدوم"؛ إنَّ أهلها كانوا ظالمي أنفسهم بمعصيتهم لله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?