← Sure 29

29:53

وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِٱلْعَذَابِ ۚ وَلَوْلَآ أَجَلٌ مُّسَمًّى لَّجَآءَهُمُ ٱلْعَذَابُ وَلَيَأْتِيَنَّهُم بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

Kelime kelime

وَيَسْتَعْجِلُونَكَ
senden çabuk istiyorlar
Fiil
Kök: عجل
بِٱلْعَذَابِ
azabı
İsim
Kök: عذب
وَلَوْلَآ
eğer olmasaydı
Edat
أَجَلٌ
bir süre
İsim
Kök: أجل
مُّسَمًّى
belirtilmiş
İsim
Kök: سمو
لَّجَآءَهُمُ
onlara hemen gelirdi
Fiil
Kök: جيأ
ٱلْعَذَابُ
azab
İsim
Kök: عذب
وَلَيَأْتِيَنَّهُم
ve o kendilerine gelecektir
Fiil
Kök: أتي
بَغْتَةً
ansızın
İsim
Kök: بغت
وَهُمْ
ve onlar
Edat
لَا
hiç
Edat
يَشْعُرُونَ
farkında değillerken
Fiil
Kök: شعر

Meal

They ask thee to hasten on the Punishment (for them): had it not been for a term (of respite) appointed, the Punishment would certainly have come to them: and it will certainly reach them,- of a sudden, while they perceive not!

A. Yusuf Ali · EN · public-domain

Senden azabı çarçabuk (getirmeni) istiyorlar. Eğer önceden tayin edilmiş bir vade olmasaydı, azab elbette onlara gelip çatmıştı. Fakat yine de, hiç farkına varmadıkları bir sırada o kendilerine mutlaka gelecektir.

Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

Senden, azabı acele (getirmeni) istiyorlar. Önceden belirlenmiş bir vade olmasaydı, azap onlara elbette gelip çatmıştı. Onlar farkında değilken, (o azap) ansızın kendilerine gelecektir.

Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

They bid thee hasten on the doom (of Allah). And if a term had not been appointed, the doom would assuredly have come unto them (ere now). And verily it will come upon them suddenly when they perceive not.

M. Pickthall · EN · public-domain