← Sure 33

33:63

يَسْـَٔلُكَ ٱلنَّاسُ عَنِ ٱلسَّاعَةِ ۖ قُلْ إِنَّمَا عِلْمُهَا عِندَ ٱللَّهِ ۚ وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّ ٱلسَّاعَةَ تَكُونُ قَرِيبًا

Kelime kelime

يَسْـَٔلُكَ
sana soruyorlar
Fiil
Kök: سأل
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْـَٔلُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كَİsim — zamir، son ek، 2. tekil eril
ٱلنَّاسُ
insanlar
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
نَّاسُİsim — eril çoğul، merfû (nominatif)
عَنِ
sa'atten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنِEdat — harf-i cer (edat)
ٱلسَّاعَةِ
sa'atin
İsim
Kök: سوع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
سَّاعَةِİsim — dişil، mecrûr (genitif)
قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiil — emir، 2. tekil eril
إِنَّمَا
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdat — mansûb (akuzatif)
مَاEdat — kâffe (mâ)
عِلْمُهَا
onun bilgisi
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عِلْمُİsim — eril، merfû (nominatif)
هَاİsim — zamir، son ek، 3. tekil dişil
عِندَ
yanındadır
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندَİsim — mekân zarfı، mansûb (akuzatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsim — özel isim، mecrûr (genitif)
وَمَا
ve ne?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
مَاİsim — ism-i mevsûl
يُدْرِيكَ
bilirsin
Fiil
Kök: دري
Dilbilgisi (i'rab)
يُدْرِيFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كَİsim — zamir، son ek، 2. tekil eril
لَعَلَّ
belki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَعَلَّEdat — mansûb (akuzatif)
ٱلسَّاعَةَ
sa'at
İsim
Kök: سوع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
سَّاعَةَİsim — dişil، mansûb (akuzatif)
تَكُونُ
olur
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
تَكُونُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
قَرِيبًا
yakın
İsim
Kök: قرب
Dilbilgisi (i'rab)
قَرِيبًاİsim — eril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

İnsanlar senden kıyametin zamanını soruyorlar; de ki: "Onun bilgisi ancak Allah katındadır; ne bilirsin, belki de zamanı yakındır."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

İnsanlar sana kıyamet saaatini soruyorlar. De ki: "Onun ilmi ancak Allah'ın nezdindedir. Ne bilirsin belki kıyamet yakında olur."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

İnsanlar sana o (Son) Saat’ten soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi yalnızca Allah katındadır.” Sana bildirecek olan ne olabilir ki belki de o (Son) Saat yakın olacak.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Men ask thee concerning the Hour: Say, "The knowledge thereof is with Allah (alone)": and what will make thee understand?- perchance the Hour is nigh!

A. Yusuf Alipublic-domain

People ask you about the Hour. Say, ‘God alone has knowledge of it.’ How could you [Prophet] know? The Hour may well be near.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Men ask thee of the Hour. Say: The knowledge of it is with Allah only. What can convey (the knowledge) unto thee? It may be that the Hour is nigh.

M. Pickthallpublic-domain

People ask you concerning the Hour. Say, "Knowledge of it is only with Allāh. And what may make you perceive? Perhaps the Hour is near."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يسألك الناس -أيها الرسول- عن وقت القيامة استبعادًا وتكذيبًا، قل لهم: إنما علم الساعة عند الله، وما يدريك -أيها الرسول- لعل زمانها قريب؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular