← Sure 34

34:24

۞ قُلْ مَن يَرْزُقُكُم مِّنَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۖ قُلِ ٱللَّهُ ۖ وَإِنَّآ أَوْ إِيَّاكُمْ لَعَلَىٰ هُدًى أَوْ فِى ضَلَـٰلٍ مُّبِينٍ

Kelime kelime

قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiil — emir، 2. tekil eril
مَن
kim?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsim — ism-i mevsûl
يَرْزُقُكُم
size rızık veriyor
Fiil
Kök: رزق
Dilbilgisi (i'rab)
يَرْزُقُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كُمİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّنَ
göklerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdat — harf-i cer (edat)
ٱلسَّمَٰوَٰتِ
göklerin
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
سَّمَٰوَٰتِİsim — dişil çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلْأَرْضِ
ve yerden
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsim — dişil، mecrûr (genitif)
قُلِ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلِFiil — emir، 2. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsim — özel isim، merfû (nominatif)
وَإِنَّآ
o halde biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
إِنَّEdat — mansûb (akuzatif)
آİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
أَوْ
veya
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdat — atıf bağlacı
إِيَّاكُمْ
siz
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِيَّاكُمْİsim — zamir، 2. çoğul eril
لَعَلَىٰ
üzerindeyiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdat — tekit، ön ek
عَلَىٰEdat — harf-i cer (edat)
هُدًى
doğru yol
İsim
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
هُدًىİsim — eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
أَوْ
veya
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdat — atıf bağlacı
فِى
içindeyiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdat — harf-i cer (edat)
ضَلَٰلٍ
bir sapıklık
İsim
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
ضَلَٰلٍİsim — eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مُّبِينٍ
açık
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
مُّبِينٍİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)

Meal

TR

De ki: "Göklerden ve yerden sizi rızıklandıran kimdir?" De ki: "Allah'tır. Öyleyse doğru yolda veya apaçık bir sapıklıkta olan ya biziz ya sizsiniz."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

De ki: "Size göklerden ve yerden rızık veren kimdir?" Yine de ki: "Allah'tır, herhalde ya biz, ya da siz mutlak bir hidayet üzerindeyiz veya açık bir sapıklık içindeyiz."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

De ki: “Size göklerden ve yerden kim rızık veriyor?” De ki: “Allah! Biz veya siz (ikimizden biri) doğru yol üzerindedir veya apaçık bir sapkınlık içindedir.” Sebe'

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say: "Who gives you sustenance, from the heavens and the earth?" Say: "It is Allah; and certain it is that either we or ye are on right guidance or in manifest error!"

A. Yusuf Alipublic-domain

Say [Prophet], ‘Who gives you sustenance from the heavens and earth?’ Say, ‘God does,’ and ‘[One party of us] must be rightly guided and the other clearly astray.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Say: Who giveth you provision from the sky and the earth? Say: Allah, Lo! we or you assuredly are rightly guided or in error manifest.

M. Pickthallpublic-domain

Say, "Who provides for you from the heavens and the earth?" Say, "Allāh. And indeed, we or you are either upon guidance or in clear error."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل -أيها الرسول- للمشركين: مَن يرزقكم من السماوات بالمطر، ومن الأرض بالنبات والمعادن وغير ذلك؟ فإنهم لا بدَّ أن يُقِرُّوا بأنه الله، وإن لم يُقِرُّوا بذلك فقل لهم: الله هو الرزاق، وإنَّ أحد الفريقين منا ومنكم لعلى هدى متمكن منه، أو في ضلال بيِّن منغمس فيه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?