هدي
iletir
316 geçiş
QAC kelime glossʼlarından türetilmiş temsili anlam
Türevler · 116
يَهْدِى
yol gösterir
38
هُدًى
yol gösterme
27
وَهُدًى
ve yol göstermedir
15
ٱلْهُدَىٰ
yol göstermesidir
15
يَهْتَدُونَ
yollarını bulurlar
10
يَهْدِ
yol gösterirse
8
بِٱلْهُدَىٰ
hidayetle
7
ٱهْتَدَىٰ
yola gelirse
7
تَهْتَدُونَ
yola gelirsiniz
6
وَيَهْدِى
ve yola iletir
6
هُدَى
yol gösterme
5
مُّهْتَدُونَ
gidiyoruz
5
هَدَىٰنَا
lutfedip bizi getirdi
5
ٱلْهُدَىٰٓ
yol gösterici
5
أَهْدَىٰ
en doğru
5
هَادٍ
yol gösteren
5
هَدَىٰكُمْ
sizi hidayet ettiği
4
بِٱلْمُهْتَدِينَ
yola gelecek olanları
4
يَهْدِىٓ
iletiyor
4
يَهْدُونَ
hakka götüren
4
سَيَهْدِينِ
O beni doğru yola iletecek
3
تَهْدِى
yola ileteceksin
3
هَدَيْنَا
yol göstermiştik
3
هَدَىٰ
onu doğru yola iletendir
3
مُهْتَدِينَ
yola gelici
3
وَيَهْدِىٓ
ve ilettiğini
3
هَدَى
yol gösterdiği
3
يَهْتَدِى
yola gelmiş olur
3
تَهْتَدُوا۟
doğru yolu bulursunuz
2
ٱهْتَدَوا۟
doğru yolu bulmuş olurlar
2
لِيَهْدِيَهُمْ
iletir
2
ٱلْمُهْتَدِينَ
doğru yolda olduklarını
2
ٱلْمُهْتَدِ
yolu bulmuştur
2
وَيَهْدِيَكُمْ
ve sizi iletsin diye
2
ٱلْهُدَى
doğru yol
2
هَدَىٰنِى
beni iletti
2
وَٱلْهَدْىَ
ve kurbanlardan
2
وَهُدُوٓا۟
ve iletilmişlerdir
2
وَيَهْدِيهِمْ
ve onları iletecektir
2
لَمُهْتَدُونَ
yola geleceğiz
2
ٱهْتَدَوْا۟
yola gelen(lerin)
2
فَهَدَىٰ
ve yola iletmedi mi?
2
هُدَىٰهُمْ
onları hidayet etmek
2
ٱلْهَدْىِ
bir kurban
2
يَهْدِيهِمْ
doğru yola iletir
2
هُدَاىَ
benim hidayetime
2
لَهَدَىٰكُمْ
elbette doğru yola iletirdi
2
وَلَهَدَيْنَٰهُمْ
ve onları iletirdik
1
هَدَيْتَنَا
iletir
1
ٱهْتَدَيْتُمْ
siz doğru yolda olduğunuz
1
وَهَدَىٰ
ve doğru yola iletti
1
بِهَٰدِى
doğru yola getirecek
1
وَيَهْدِيَكَ
ve seni iletsin (diye)
1
هَادِىَ
yol gösteren
1
يُهْدَىٰ
iletir
1
ٱهْدِنَا
bizi ilet
1
يَهْتَدُوا۟
doğru yola gelirler
1
يَهْدِيكُمْ
size yol gösteren
1
وَأَهْدِيَكَ
ve seni ileteyim
1
لَهُدًى
bir yol göstericidir
1
يَهْدِيهِ
ona doğru yolu gösterecek
1
هَدَىٰنِ
beni doğru yola iletmiş iken
1
وَهَدَيْنَٰهُ
ve ona gösterdik
1
لِتَهْتَدُوا۟
yol bulasınız diye
1
هَدَىٰهُمْ
iletir
1
بِهَٰدِ
yola getirecek
1
بِهَدِيَّةٍ
bir hediye
1
لَنَهْدِيَنَّهُمْ
biz elbette iletiriz
1
فَهَدَيْنَٰهُمْ
onlara yol gösterdik
1
يَهْتَدُوٓا۟
doğru yola gelmezler
1
يَهْدِنِى
iletir
1
وَهَدَيْنَٰهُمَا
ve onları ilettik
1
وَيَهْدِيهِ
ve onu götürür
1
وَٱهْدِنَآ
bizi götür
1
أَهْدِكَ
seni ileteyim
1
ٱلْمُهْتَدِى
yolu bulan
1
بِأَهْدَىٰ
daha doğrusunu
1
فَهَدَى
bunun üzerine iletti
1
يَهْدِينِ
bana yol gösteren
1
تَهْدُوا۟
iletir
1
وَٱلْهُدَىٰ
ve hidayeti
1
وَتَهْدِى
ve yol gösterirsin
1
مُّهْتَدٍ
doğru yolda olanlar
1
هَادِيًا
yol gösterici olarak
1
لَلْهُدَىٰ
doğru yola iletmek
1
نَّهْدِى
doğru yola ilettiğimiz
1
بِهَدِيَّتِكُمْ
hediyenizle
1
يَهْدِيَنِ
iletir
1
ٱهْتَدَيْتُ
yolu bulursam
1
أَتَهْتَدِىٓ
tanıyabilecek mi
1
ٱلْهَدْىُ
kurban
1
سَيَهْدِيهِمْ
onları doğru yola iletecektir
1
هَدَيْنَٰهُ
ona gösterdik
1
أَهْدَىٰٓ
doğru gider
1
فَبِهُدَىٰهُمُ
onların yoluna
1
لَهَدَيْنَٰكُمْ
biz de size yol gösterirdik
1
لَتَهْدِىٓ
götürüyorsun
1
أَهْدِيكُمْ
ben sizi iletmem
1
أَهْدِكُمْ
sizi götüreyim
1
هَدَىٰهُمُ
doğru yola ilettikleri
1
يَهْدِيهِمُ
iletir
1
ٱلْهَدْىَ
kurbana
1
هَدْيًۢا
bir kurban
1
هُدِىَ
iletilmiştir
1
فَٱهْدُوهُمْ
onları götürün
1
يَهْدِيَنِى
iletir
1
وَهَدَىٰهُ
ve iletmişti
1
يَهْدِيَهُۥ
iletir
1
يَهْدُونَنَا
bize yol gösterecek
1
يَهِدِّىٓ
doğru yola gelirler
1
وَهَدَيْنَٰهُمْ
ve onları ilettik
1
لَهَادِ
mutlaka iletir
1
لِنَهْتَدِىَ
(doğruyu) bulamazdık
1
ٱلْمُهْتَدُونَ
doğru yolu bulanlar
1
لَهَدَى
hidayet verirdi
1
هُدَىٰهَا
hidayetini
1
Geçişler
316 geçişin ilk 150 tanesi
- 1:6ٱهْدِنَاbizi ilet
- 2:2هُدًىyol göstericidir
- 2:5هُدًىbir hidayet
- 2:16بِٱلْهُدَىٰhidayet karşılığında
- 2:16مُهْتَدِينَdoğru yolu bulan
- 2:26وَيَهْدِىve yine yola getirir
- 2:38هُدًىbir hidayet
- 2:38هُدَاىَbenim hidayetime
- 2:53تَهْتَدُونَhidayete erersiniz (diye)
- 2:70لَمُهْتَدُونَhidayeti buluruz
- 2:97وَهُدًىve hidayet
- 2:120هُدَىhidayeti
- 2:120ٱلْهُدَىٰasıl doğru yol
- 2:135تَهْتَدُوا۟doğru yolu bulasınız
- 2:137ٱهْتَدَوا۟doğru yolu bulmuş olurlar
- 2:142يَهْدِىO iletir
- 2:143هَدَىyol gösterdiği
- 2:150تَهْتَدُونَhidayete erersiniz
- 2:157ٱلْمُهْتَدُونَdoğru yolu bulanlar
- 2:159وَٱلْهُدَىٰve hidayeti
- 2:170يَهْتَدُونَdoğru yola gelirler
- 2:175بِٱلْهُدَىٰhidayet karşılığında
- 2:185هُدًىhidayet olarak
- 2:185ٱلْهُدَىٰhidayet
- 2:185هَدَىٰكُمْsizi doğru yola iletti
- 2:196ٱلْهَدْىِbir kurban
- 2:196ٱلْهَدْىُkurban
- 2:196ٱلْهَدْىِbir kurban
- 2:198هَدَىٰكُمْsizi hidayet ettiği
- 2:213فَهَدَىbunun üzerine iletti
- 2:213يَهْدِىiletir
- 2:258يَهْدِىiletir
- 2:264يَهْدِىiletir
- 2:272هُدَىٰهُمْonları hidayet etmek
- 2:272يَهْدِىdoğru yola ileten
- 3:4هُدًىyol gösterici olarak
- 3:8هَدَيْتَنَاiletir
- 3:20ٱهْتَدَوا۟doğru yolu bulmuşlardır
- 3:73ٱلْهُدَىٰHidayet
- 3:73هُدَىhidayetidir
- 3:86يَهْدِىyol gösterir
- 3:86يَهْدِىiletir
- 3:96وَهُدًىve hidayet kaynağıdır
- 3:101هُدِىَiletilmiştir
- 3:103تَهْتَدُونَyola gelirsiniz
- 3:138وَهُدًىve yol göstermedir
- 4:26وَيَهْدِيَكُمْve sizi iletmek
- 4:51أَهْدَىٰdaha doğru
- 4:68وَلَهَدَيْنَٰهُمْve onları iletirdik
- 4:88تَهْدُوا۟iletir
- 4:98يَهْتَدُونَdoğru yola gelirler
- 4:115ٱلْهُدَىٰdoğru yol
- 4:137لِيَهْدِيَهُمْiletir
- 4:168لِيَهْدِيَهُمْiletir
- 4:175وَيَهْدِيهِمْve onları iletecektir
- 5:2ٱلْهَدْىَkurbana
- 5:16يَهْدِىiletir
- 5:16وَيَهْدِيهِمْve iletir
- 5:44هُدًىyol gösterme
- 5:46هُدًىyol gösterme
- 5:46وَهُدًىve yol gösterici
- 5:51يَهْدِىiletir
- 5:67يَهْدِىiletir
- 5:95هَدْيًۢاbir kurban
- 5:97وَٱلْهَدْىَve kurbanı
- 5:104يَهْتَدُونَdoğru yolu bulamayan
- 5:105ٱهْتَدَيْتُمْsiz doğru yolda olduğunuz
- 5:108يَهْدِىiletir
- 6:35ٱلْهُدَىٰhidayet
- 6:56ٱلْمُهْتَدِينَdoğru yolda olduklarını
- 6:71هَدَىٰنَاbize göstermişken
- 6:71ٱلْهُدَىdoğru yol
- 6:71هُدَىyol gösterme
- 6:71ٱلْهُدَىٰyol göstermesidir
- 6:77يَهْدِنِىiletir
- 6:80هَدَىٰنِbeni doğru yola iletmiş iken
- 6:82مُّهْتَدُونَdoğru yolu bulanlar da
- 6:84هَدَيْنَاdoğru yolu gösterdik
- 6:84هَدَيْنَاyol göstermiştik
- 6:87وَهَدَيْنَٰهُمْve onları ilettik
- 6:88هُدَىhidayetidir
- 6:88يَهْدِىdoğru yola iletir
- 6:90هَدَىhidayet ettikleridir
- 6:90فَبِهُدَىٰهُمُonların yoluna
- 6:91وَهُدًىve yol gösterici olarak
- 6:97لِتَهْتَدُوا۟yol bulasınız diye
- 6:117بِٱلْمُهْتَدِينَhidayete erenleri
- 6:125يَهْدِيَهُۥiletir
- 6:140مُهْتَدِينَyola gelici
- 6:144يَهْدِىiletir
- 6:149لَهَدَىٰكُمْelbette doğru yola iletirdi
- 6:154وَهُدًىve yola iletici
- 6:157أَهْدَىٰdaha doğru yolda
- 6:157وَهُدًىve hidayet
- 6:161هَدَىٰنِىbeni iletti
- 7:30هَدَىٰdoğru yola iletti
- 7:30مُّهْتَدُونَdoğru yolda olduklarını
- 7:43هَدَىٰنَاlutfedip bizi getirdi
- 7:43لِنَهْتَدِىَ(doğruyu) bulamazdık
- 7:43هَدَىٰنَاbize göstermişken
- 7:52هُدًىyol gösterici
- 7:100يَهْدِyol gösterirse
- 7:148يَهْدِيهِمْdoğru yola iletir
- 7:154هُدًىyol gösterme
- 7:155وَتَهْدِىve yol gösterirsin
- 7:158تَهْتَدُونَdoğru yolu bulursunuz
- 7:159يَهْدُونَhakka götüren
- 7:178يَهْدِyol gösterirse
- 7:178ٱلْمُهْتَدِىyolu bulan
- 7:181يَهْدُونَdoğruya götüren
- 7:186هَادِىَyol gösteren
- 7:193ٱلْهُدَىٰhidayet
- 7:198ٱلْهُدَىٰhidayet
- 7:203وَهُدًىve yol göstericidir
- 9:18ٱلْمُهْتَدِينَdoğru yolda olduklarını
- 9:19يَهْدِىiletir
- 9:24يَهْدِىiletir
- 9:33بِٱلْهُدَىٰhidayetle
- 9:37يَهْدِىiletir
- 9:80يَهْدِىiletir
- 9:109يَهْدِىiletir
- 9:115هَدَىٰهُمْiletir
- 10:9يَهْدِيهِمْdoğru yola iletir
- 10:25وَيَهْدِىve iletir
- 10:35يَهْدِىٓiletecek
- 10:35يَهْدِىiletir
- 10:35يَهْدِىٓileten
- 10:35يَهِدِّىٓdoğru yola gelirler
- 10:35يُهْدَىٰiletir
- 10:43تَهْدِىdoğru yola iletebilecek misin?
- 10:45مُهْتَدِينَdoğru yolu bulan
- 10:57وَهُدًىve bir hidayet
- 10:108ٱهْتَدَىٰhidayet bulursa
- 10:108يَهْتَدِىhidayet bulmuştur
- 12:52يَهْدِىiletir
- 12:111وَهُدًىve bir hidayettir
- 13:7هَادٍbir yol göstericisi
- 13:27وَيَهْدِىٓve iletir
- 13:31لَهَدَىhidayet verirdi
- 13:33هَادٍyol gösteren
- 14:4وَيَهْدِىve yola iletir
- 14:12هَدَىٰنَاbize göstermişken
- 14:21هَدَىٰنَاbize yol gösterseydi
- 14:21لَهَدَيْنَٰكُمْbiz de size yol gösterirdik
- 16:9لَهَدَىٰكُمْdoğru yola iletirdi
- 16:15تَهْتَدُونَdoğru yolu bulursunuz
- 16:16يَهْتَدُونَyol bulurlar
- 16:36هَدَىhidayet etti
- 16:37هُدَىٰهُمْonları hidayet etmek
- 16:37يَهْدِىiletir