← Sure 16

16:15

وَأَلْقَىٰ فِى ٱلْأَرْضِ رَوَٰسِىَ أَن تَمِيدَ بِكُمْ وَأَنْهَـٰرًا وَسُبُلًا لَّعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

Kelime kelime

وَأَلْقَىٰ
ve attı
Fiil
Kök: لقي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
أَلْقَىٰFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
فِى
yeryüzüne
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdat — harf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsim — dişil، mecrûr (genitif)
رَوَٰسِىَ
dağlar
İsim
Kök: رسو
Dilbilgisi (i'rab)
رَوَٰسِىَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، dişil çoğul، mansûb (akuzatif)
أَن
diye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdat — masdar bağlacı
تَمِيدَ
sarsmasın
Fiil
Kök: ميد
Dilbilgisi (i'rab)
تَمِيدَFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
بِكُمْ
sizi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsim — zamir، 2. çoğul eril
وَأَنْهَٰرًا
ve ırmaklar
İsim
Kök: نهر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
أَنْهَٰرًاİsim — eril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَسُبُلًا
ve yollar
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
سُبُلًاİsim — eril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لَّعَلَّكُمْ
umulur ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّعَلَّEdat — mansûb (akuzatif)
كُمْİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
تَهْتَدُونَ
doğru yolu bulursunuz
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
تَهْتَدُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Yeryüzünde, sarsılmayasınız diye, sabit dağlar, nehirler ve belki yolunuzu bulursunuz diye yollar ve işaretler meydana getirmiştir. Onlar yıldızla da yollarını bulurlar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah, yeryüzü sizi sarsmasın diye oraya sabit dağlar yerleştirdi. Yolunuzu bulmanız için de nehirler ve yollar yarattı.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Sizi sarsması konusunda yer içinde ağır baskılar, (ayrıca gideceğiniz yerlere) ulaşmanız için ırmaklar, yollar ve işaretler yerleştirmiştir. Onlar, yıldız(lar)la da yollarını (yönlerini) bulurlar.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And He has set up on the earth mountains standing firm, lest it should shake with you; and rivers and roads; that ye may guide yourselves;

A. Yusuf Alipublic-domain

He has made mountains stand firm on the earth, to prevent it shaking under you, and rivers and paths so that you may find your way,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And He hath cast into the earth firm hills that it quake not with you, and streams and roads that ye may find a way.

M. Pickthallpublic-domain

And He has cast into the earth firmly set mountains, lest it shift with you, and [made] rivers and roads, that you may be guided,

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وأرسى في الأرض جبالا تثبتها حتى لا تميل بكم، وجعل فيها أنهارًا؛ لتشربوا منها، وجعل فيها طرقًا؛ لتهتدوا بها في الوصول إلى الأماكن التي تقصدونها.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Önceki kitaplarda

  • Mezmur 104:5paralel
    Yaratılış ve kozmoloji

    Yeryüzünü temelleri üzerine kuran O'dur; o sonsuza dek sarsılmasın diye.

    Açıklama

    יָֽסַד־אֶ֭רֶץ עַל־מְכוֹנֶ֑יהָ בַּל־תִּ֝מּ֗וֹט עוֹלָ֥ם וָעֶֽד׃

    Yeryüzünün sabitlenmesi ortak imge: «Yeryüzünü temelleri üzerine kurdu, sarsılmasın diye» (Mezmur 104:5) ↔ Kuran «yeryüzüne, sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi» (16:15; ayrıca 78:7 'dağları kazık'). (Yorum: ortak metinsel imge, jeolojik iddia değil.)

    İslamKuran — kendi çevirimiz (İbraniceden)attribution

Bu ayet nerede geçiyor?