← Sure 6

6:56

قُلْ إِنِّى نُهِيتُ أَنْ أَعْبُدَ ٱلَّذِينَ تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ ۚ قُل لَّآ أَتَّبِعُ أَهْوَآءَكُمْ ۙ قَدْ ضَلَلْتُ إِذًا وَمَآ أَنَا۠ مِنَ ٱلْمُهْتَدِينَ

Kelime kelime

قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiil — emir، 2. tekil eril
إِنِّى
elbette ben
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنِّEdat — mansûb (akuzatif)
ىİsim — zamir، son ek، 1. tekil
نُهِيتُ
men'olundum
Fiil
Kök: نهي
Dilbilgisi (i'rab)
نُهِيFiil — mâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 1. tekil
تُİsim — zamir، son ek، 1. tekil
أَنْ
tapmaktan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنْEdat — masdar bağlacı
أَعْبُدَ
kulluk edin
Fiil
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْبُدَFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
ٱلَّذِينَ
yalvardıklarınıza
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsim — ism-i mevsûl، eril çoğul
تَدْعُونَ
yalvardıklarınız
Fiil
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
تَدْعُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
مِن
başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdat — harf-i cer (edat)
دُونِ
başka
İsim
Kök: دون
Dilbilgisi (i'rab)
دُونِİsim — mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'tan
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsim — özel isim، mecrûr (genitif)
قُل
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلFiil — emir، 2. tekil eril
لَّآ
ben uymam
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّآEdat — olumsuzluk
أَتَّبِعُ
ben uymuyorum
Fiil
Kök: تبع
Dilbilgisi (i'rab)
أَتَّبِعُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
أَهْوَآءَكُمْ
sizin keyiflerinize
İsim
Kök: هوي
Dilbilgisi (i'rab)
أَهْوَآءَİsim — eril çoğul، mansûb (akuzatif)
كُمْİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
قَدْ
çünkü
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
قَدْEdat — tahkik (kad)
ضَلَلْتُ
sapıtmış olurum
Fiil
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
ضَلَلْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsim — zamir، son ek، 1. tekil
إِذًا
o takdirde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِذًاEdat — cevap (evet)
وَمَآ
ve olmam
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَآEdat — olumsuzluk
أَنَا۠
ben
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَا۠İsim — zamir، 1. tekil
مِنَ
yola gelenlerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdat — harf-i cer (edat)
ٱلْمُهْتَدِينَ
doğru yolda olduklarını
İsim
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
مُهْتَدِينَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

De ki: "Allah'tan başka, yalvardıklarınıza kulluk etmekten menolundum." "Sizin heveslerinize uymayacağım, yoksa sapıtmış, doğru yolda gidenlerden olmamış olurum" de.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

De ki: "Şüphesiz ki bana, Allah'tan başka yalvardıklarınıza ibadet etmem yasaklandı". De ki: "Sizin çarpık isteklerinize uymayacağım, (eğer uyarsam) o zaman sapıtmış olur, doğru yolda gidenlerden olmamış olurum".

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

De ki: “Allah’ın peşi sıra yalvardıklarınıza tapmam bana yasaklandı.” De ki: “Ben sizin arzularınıza uymam; aksi hâlde saparım ve doğru yola ulaştırılanlardan olmam.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say: "I am forbidden to worship those - others than Allah - whom ye call upon." Say: "I will not follow your wain desires: If I did, I would stray from the path, and be not of the company of those who receive guidance."

A. Yusuf Alipublic-domain

Say, ‘I am forbidden to worship those you call on other than God.’ Say, ‘I will not follow your vain desires, for if I did, I would stray from the path and cease to be rightly guided.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Say: I am forbidden to worship those on whom ye call instead of Allah. Say: I will not follow your desires, for then should I go astray and I should not be of the rightly guided.

M. Pickthallpublic-domain

Say, "Indeed, I have been forbidden to worship those you invoke besides Allāh." Say, "I will not follow your desires, for I would then have gone astray, and I would not be of the [rightly] guided."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل -أيها الرسول- لهؤلاء المشركين: إن الله عز وجل نهاني أن أعبد الأوثان التي تعبدونها من دونه، وقل لهم: لا أتبع أهواءكم قد ضللت عن الصراط المستقيم إن اتبعت أهواءَكم، وما أنا من المهتدين.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?