← Sure 34

34:50

قُلْ إِن ضَلَلْتُ فَإِنَّمَآ أَضِلُّ عَلَىٰ نَفْسِى ۖ وَإِنِ ٱهْتَدَيْتُ فَبِمَا يُوحِىٓ إِلَىَّ رَبِّىٓ ۚ إِنَّهُۥ سَمِيعٌ قَرِيبٌ

Kelime kelime

قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiil — emir، 2. tekil eril
إِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdat — şart
ضَلَلْتُ
saparsam
Fiil
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
ضَلَلْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsim — zamir، son ek، 1. tekil
فَإِنَّمَآ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنَّEdat — mansûb (akuzatif)
مَآEdat — kâffe (mâ)
أَضِلُّ
sapmış olurum
Fiil
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
أَضِلُّFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
عَلَىٰ
(zararıma)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdat — harf-i cer (edat)
نَفْسِى
kendi
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
نَفْسِİsim — dişil tekil، mecrûr (genitif)
ىİsim — zamir، son ek، 1. tekil
وَإِنِ
ve eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
إِنِEdat — şart
ٱهْتَدَيْتُ
yolu bulursam
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱهْتَدَيْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsim — zamir، son ek، 1. tekil
فَبِمَا
şüphesiz sayesindedir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsim — ism-i mevsûl
يُوحِىٓ
vahyettiği
Fiil
Kök: وحي
Dilbilgisi (i'rab)
يُوحِىٓFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
إِلَىَّ
bana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىَّEdat — harf-i cer (edat)
İsim — zamir، son ek، 1. tekil
رَبِّىٓ
Rabbimin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsim — eril، merfû (nominatif)
ىٓİsim — zamir، son ek، 1. tekil
إِنَّهُۥ
şüphesiz O
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdat — mansûb (akuzatif)
هُۥİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
سَمِيعٌ
işitendir
İsim
Kök: سمع
Dilbilgisi (i'rab)
سَمِيعٌİsim — eril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
قَرِيبٌ
yakındır
İsim
Kök: قرب
Dilbilgisi (i'rab)
قَرِيبٌİsim — eril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

De ki: "Eğer saparsam, kendi zararıma sapmış olurum. Doğru yolda olursam, bu Rabbim'in bana vahyetmesiyledir. Doğrusu O, işitendir, yakın olandır"

Diyanet İşleriall-rights-reserved

De ki: "Eğer ben yanılırsam, yalnız kendi adıma yanılırım. Ve eğer hidayeti bulmuşsam, bilinmeli ki Rabbimin bana vahiy vermesiyledir. Çünkü O, yakındır, işitir, işittirir."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

De ki: “(Gerçeklerden) saparsam, sadece kendi aleyhime sapmış olurum. Doğru yolu bulursam bu da Rabbimin bana vahyettiği (Kur’an) sayesindedir. Şüphesiz ki O duyandır, yakındır.” Sebe'

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say: "If I am astray, I only stray to the loss of my own soul: but if I receive guidance, it is because of the inspiration of my Lord to me: it is He Who hears all things, and is (ever) near."

A. Yusuf Alipublic-domain

Say, ‘If I go astray, that is my loss, and if I am rightly guided, it is through what my Lord has revealed to me. He is all hearing, and ever near.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Say: If I err, I err only to my own loss, and if I am rightly guided it is because of that which my Lord hath revealed unto me. Lo! He is Hearer, Nigh.

M. Pickthallpublic-domain

Say, "If I should err, I would only err against myself. But if I am guided, it is by what my Lord reveals to me. Indeed, He is Hearing and near."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل: إن مِلْت عن الحق فإثم ضلالي على نفسي، وإن استقمت عليه فبوحي الله الذي يوحيه إليَّ، إن ربي سميع لما أقول لكم، قريب ممن دعاه وسأله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?