← Sure 39

39:51

فَأَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُوا۟ ۚ وَٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنْ هَـٰٓؤُلَآءِ سَيُصِيبُهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُوا۟ وَمَا هُم بِمُعْجِزِينَ

Kelime kelime

فَأَصَابَهُمْ
sonra başlarına geldi
Fiil
Kök: صوب
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَصَابَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُمْİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
سَيِّـَٔاتُ
kötülükleri
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
سَيِّـَٔاتُİsim — dişil çoğul، merfû (nominatif)
مَا
kazandıklarının
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsim — ism-i mevsûl
كَسَبُوا۟
kazandıkları
Fiil
Kök: كسب
Dilbilgisi (i'rab)
كَسَبُFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
وَٱلَّذِينَ
kimselere
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱلَّذِينَİsim — ism-i mevsûl، eril çoğul
ظَلَمُوا۟
zulmedenlere
Fiil
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ظَلَمُFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
مِنْ
bunlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdat — harf-i cer (edat)
هَٰٓؤُلَآءِ
bunlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰٓEdat — ATT، ön ek
ؤُلَآءِİsim — ism-i işaret، harf-i cer (edat)
سَيُصِيبُهُمْ
erişecektir
Fiil
Kök: صوب
Dilbilgisi (i'rab)
سَEdat — gelecek (se/sevfe)، ön ek
يُصِيبُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُمْİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
سَيِّـَٔاتُ
kötülükleri
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
سَيِّـَٔاتُİsim — dişil çoğul، merfû (nominatif)
مَا
yaptıklarının
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsim — ism-i mevsûl
كَسَبُوا۟
kazandıkları
Fiil
Kök: كسب
Dilbilgisi (i'rab)
كَسَبُFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
وَمَا
ve değillerdir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
مَاEdat — olumsuzluk
هُم
onlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُمİsim — zamir، 3. çoğul eril
بِمُعْجِزِينَ
engel olacak
İsim
Kök: عجز
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
مُعْجِزِينَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Bunun için, işledikleri kötülükler başlarına geldi. Bunlar içinde zulmedenlerin de kazandıkları kötülükler başlarına gelecektir. Bu hususta Allah'ı aciz bırakamazlar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Neticede kazandıklarının kötülükleri, başlarına geçti. Şunlardan o zulmedenlerin de kazandıkları kötülükleri başlarına geçecektir. Onlar da bunu atlatacak değillerdir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kazandıklarının kötü sonuçları onları yakalamıştı. Bunlardan da (müşriklerden de) haksızlık edenlerin işledikleri kötülükler başlarına gelecektir. (Allah’ı) asla aciz bırakamazlar.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Nay, the evil results of their Deeds overtook them. And the wrong-doers of this (generation)- the evil results of their Deeds will soon overtake them (too), and they will never be able to frustrate (Our Plan)!

A. Yusuf Alipublic-domain

they suffered its evil effects. Today’s wrongdoers will also suffer the evil effects of their deeds: they will not escape.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

But the evils that they earned smote them; and such of these as do wrong, the evils that they earn will smite them; they cannot escape.

M. Pickthallpublic-domain

And the evil consequences of what they earned struck them. And those who have wronged of these [people] will be struck [i.e., afflicted] by the evil consequences of what they earned; and they will not cause failure.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فأصاب الذين قالوا هذه المقالة من الأمم الخالية وبال سيئات ما كسبوا من الأعمال، فعوجلوا بالخزي في الحياة الدنيا، والذين ظلموا أنفسهم من قومك -أيها الرسول-، وقالوا هذه المقالة، سيصيبهم أيضًا وبال سيئات ما كسبوا، كما أصاب الذين من قبلهم، وما هم بفائتين الله ولا سابقيه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution