← Sure 40

40:26

وَقَالَ فِرْعَوْنُ ذَرُونِىٓ أَقْتُلْ مُوسَىٰ وَلْيَدْعُ رَبَّهُۥٓ ۖ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يُبَدِّلَ دِينَكُمْ أَوْ أَن يُظْهِرَ فِى ٱلْأَرْضِ ٱلْفَسَادَ

Kelime kelime

وَقَالَ
ve dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
قَالَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
فِرْعَوْنُ
Fir'avn
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
فِرْعَوْنُİsim — özel isim، eril، merfû (nominatif)
ذَرُونِىٓ
bırakın beni
Fiil
Kök: وذر
Dilbilgisi (i'rab)
ذَرُFiil — emir، 2. çoğul eril
وİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
نِىٓİsim — zamir، son ek، 1. tekil
أَقْتُلْ
öldüreyim
Fiil
Kök: قتل
Dilbilgisi (i'rab)
أَقْتُلْFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
مُوسَىٰ
Musa'yı
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مُوسَىٰİsim — özel isim، eril، merfû (nominatif)
وَلْيَدْعُ
ve yalvarsın
Fiil
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
لْEdat — emir، ön ek
يَدْعُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
رَبَّهُۥٓ
Rabbine
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبَّİsim — eril، mansûb (akuzatif)
هُۥٓİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
إِنِّىٓ
çünkü ben
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنِّEdat — mansûb (akuzatif)
ىٓİsim — zamir، son ek، 1. tekil
أَخَافُ
korkuyorum
Fiil
Kök: خوف
Dilbilgisi (i'rab)
أَخَافُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
أَن
diye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdat — masdar bağlacı
يُبَدِّلَ
onun değiştirecek
Fiil
Kök: بدل
Dilbilgisi (i'rab)
يُبَدِّلَFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
دِينَكُمْ
dininizi
İsim
Kök: دين
Dilbilgisi (i'rab)
دِينَİsim — eril، mansûb (akuzatif)
كُمْİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
أَوْ
yahut
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdat — atıf bağlacı
أَن
diye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdat — masdar bağlacı
يُظْهِرَ
çıkaracak
Fiil
Kök: ظهر
Dilbilgisi (i'rab)
يُظْهِرَFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
فِى
yeryüzünde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdat — harf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsim — dişil، mecrûr (genitif)
ٱلْفَسَادَ
fesad
İsim
Kök: فسد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
فَسَادَİsim — eril، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Firavun: "Beni bırakın da Musa'yı öldüreyim, o, Rabbine yalvaradursun. Onun, sizin dininizi değiştireceğinden veya yeryüzünde bozgun çıkaracağından korkuyorum" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bir de Firavun: "Bırakın beni, öldüreyim Musa'yı da o Rabbine dua etsin. Çünkü ben onun, dininizi değiştirmesinden veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmasından korkuyorum" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Firavun, “Bırakın beni, Musa’yı öldüreyim; (o da) Rabbine yalvarsın! Şüphesiz ki ben onun, dininizi değiştirmesinden veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmasından korkuyorum!” demişti.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Said Pharaoh: "Leave me to slay Moses; and let him call on his Lord! What I fear is lest he should change your religion, or lest he should cause mischief to appear in the land!"

A. Yusuf Alipublic-domain

and Pharaoh said, ‘Leave me to kill Moses- let him call upon his Lord!- for I fear he may cause you to change your religion, or spread disorder in the land.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And Pharaoh said: Suffer me to kill Moses, and let him cry unto his Lord. Lo! I fear that he will alter your religion or that he will cause confusion in the land.

M. Pickthallpublic-domain

And Pharaoh said, "Let me kill Moses and let him call upon his Lord. Indeed, I fear that he will change your religion or that he will cause corruption in the land."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وقال فرعون لأشراف قومه: اتركوني أقتل موسى، وليدع ربه الذي يزعم أنه أرسله إلينا، فيمنعه منا، إني أخاف أن يُبَدِّل دينكم الذي أنتم عليه، أو أن يُظْهِر في أرض "مصر" الفساد.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?