← Sure 43

43:47

فَلَمَّا جَآءَهُم بِـَٔايَـٰتِنَآ إِذَا هُم مِّنْهَا يَضْحَكُونَ

Kelime kelime

فَلَمَّا
ne zaman ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَمَّاİsim — zaman zarfı
جَآءَهُم
onlara gelince
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُمİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
بِـَٔايَٰتِنَآ
ayetlerimizle
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
ـَٔايَٰتِİsim — dişil çoğul، mecrûr (genitif)
نَآİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
إِذَا
hemen
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَاEdat — müfâcee (sürpriz)
هُم
onlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُمİsim — zamir، 3. çoğul eril
مِّنْهَا
onlarla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdat — harf-i cer (edat)
هَاİsim — zamir، son ek، 3. tekil dişil
يَضْحَكُونَ
(alay edip) gülmeğe başladılar
Fiil
Kök: ضحك
Dilbilgisi (i'rab)
يَضْحَكُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Onlara mucizelerimizi getirdiği zaman, bunlara gülüvermişlerdi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Musa onlara mucizelerimizi getirince onlar hemen bu mucizelere gülüverdiler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onlara delillerimizi getirince hemen onlara gülmüşlerdi.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But when he came to them with Our Signs, behold they ridiculed them.

A. Yusuf Alipublic-domain

but when he presented Our signs to them, they laughed,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

But when he brought them Our tokens, behold! they laughed at them.

M. Pickthallpublic-domain

But when he brought them Our signs, at once they laughed at them.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولقد أرسلنا موسى بحججنا إلى فرعون وأشراف قومه، كما أرسلناك -أيها الرسول- إلى هؤلاء المشركين من قومك، فقال لهم موسى: إني رسول رب العالمين، فلما جاءهم بالبينات الواضحات الدالة على صدقه في دعوته، إذا فرعون وملؤه مما جاءهم به موسى من الآيات والعبر يضحكون.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution