← Sure 43

43:50

فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُمُ ٱلْعَذَابَ إِذَا هُمْ يَنكُثُونَ

Kelime kelime

فَلَمَّا
fakat
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَمَّاİsim — zaman zarfı
كَشَفْنَا
biz kaldırınca
Fiil
Kök: كشف
Dilbilgisi (i'rab)
كَشَفْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
عَنْهُمُ
onlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdat — harf-i cer (edat)
هُمُİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْعَذَابَ
azabı
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
عَذَابَİsim — eril، mansûb (akuzatif)
إِذَا
hemen
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَاİsim — zaman zarfı
هُمْ
onlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُمْİsim — zamir، 3. çoğul eril
يَنكُثُونَ
sözlerinden dönüyorlar
Fiil
Kök: نكث
Dilbilgisi (i'rab)
يَنكُثُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Ama, azabı üzerlerinden kaldırdığımızda hemen sözlerinden döndüler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Fakat azabı kendilerinden kaldırdığımız zaman hemen sözlerinden dönüverdiler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onlardan azabı (sıkıntıyı) her açıp kaldırdığımızda hemen sözlerinden dönmüşlerdi.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But when We removed the Penalty from them, behold, they broke their word.

A. Yusuf Alipublic-domain

but as soon as We relieved their torment they broke their word.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

But when We eased them of the torment, behold! they broke their word.

M. Pickthallpublic-domain

But when We removed from them the affliction, at once they broke their word.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فلما دعا موسى برفع العذاب عنهم، ورفعناه عنهم إذا هم يغدرون، ويصرُّون على ضلالهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution