← Sure 10

10:70

مَتَـٰعٌ فِى ٱلدُّنْيَا ثُمَّ إِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ ثُمَّ نُذِيقُهُمُ ٱلْعَذَابَ ٱلشَّدِيدَ بِمَا كَانُوا۟ يَكْفُرُونَ

Kelime kelime

مَتَٰعٌ
bir geçim sürerler
İsim
Kök: متع
Dilbilgisi (i'rab)
مَتَٰعٌİsim — eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فِى
dünyada
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdat — harf-i cer (edat)
ٱلدُّنْيَا
dünya
İsim
Kök: دنو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
دُّنْيَاİsim — dişil tekil، mecrûr (genitif)
ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdat — atıf bağlacı
إِلَيْنَا
bizedir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdat — harf-i cer (edat)
نَاİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
مَرْجِعُهُمْ
dönüşleri
İsim
Kök: رجع
Dilbilgisi (i'rab)
مَرْجِعُİsim — eril، merfû (nominatif)
هُمْİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdat — atıf bağlacı
نُذِيقُهُمُ
tattırırız
Fiil
Kök: ذوق
Dilbilgisi (i'rab)
نُذِيقُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
هُمُİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْعَذَابَ
azabı
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
عَذَابَİsim — eril، mansûb (akuzatif)
ٱلشَّدِيدَ
şiddetli
İsim
Kök: شدد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
شَّدِيدَİsim — eril tekil، mansûb (akuzatif)، sıfat
بِمَا
dolayı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsim — ism-i mevsûl
كَانُوا۟
olmalarından
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
يَكْفُرُونَ
inkâr ediyor(lar)
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
يَكْفُرُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Onlar için dünyada bir müddet geçinme vardır, sonra dönüşleri Bizedir. İnkarlarına karşılık onlara çetin azab taddıracağız.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Dünyadaki zevkler çabuk biter. Sonra dönüşleri bize olacaktır. Daha sonra da inkâr ettiklerinden dolayı o çetin azabı biz onlara tattıracağız.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Dünyada bir miktar geçim (sağlarlar); sonra dönüşleri sadece bizedir; ardından da inkâr etmekte oldukları şeyler nedeniyle onlara şiddetli azabı tattırırız.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

A little enjoyment in this world!- and then, to Us will be their return, then shall We make them taste the severest penalty for their blasphemies.

A. Yusuf Alipublic-domain

They may have a little enjoyment in this world, but then they will return to Us. Then We shall make them taste severe punishment for persisting in blasphemy.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

This world's portion (will be theirs), then unto Us is their return. Then We make them taste a dreadful doom because they used to disbelieve.

M. Pickthallpublic-domain

[For them is brief] enjoyment in this world; then to Us is their return; then We will make them taste the severe punishment because they used to disbelieve.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إنما يتمتعون في الدنيا بكفرهم وكذبهم متاعًا قصيرًا، ثم إذا انقضى أجلهم فإلينا مصيرهم، ثم نذيقهم عذاب جهنم بسبب كفرهم بالله وتكذيبهم رسل الله، وجحدهم آياته.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular