← Sure 11

11:47

قَالَ رَبِّ إِنِّىٓ أَعُوذُ بِكَ أَنْ أَسْـَٔلَكَ مَا لَيْسَ لِى بِهِۦ عِلْمٌ ۖ وَإِلَّا تَغْفِرْ لِى وَتَرْحَمْنِىٓ أَكُن مِّنَ ٱلْخَـٰسِرِينَ

Kelime kelime

قَالَ
dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
رَبِّ
Rabbim
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsim — eril، merfû (nominatif)
İsim — zamir، son ek، 1. tekil
إِنِّىٓ
muhakkak ben
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنِّEdat — mansûb (akuzatif)
ىٓİsim — zamir، son ek، 1. tekil
أَعُوذُ
sığınırım
Fiil
Kök: عوذ
Dilbilgisi (i'rab)
أَعُوذُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
بِكَ
sana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
كَİsim — zamir، 2. tekil eril
أَنْ
senden istemekten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنْEdat — masdar bağlacı
أَسْـَٔلَكَ
ben sizden istemiyorum
Fiil
Kök: سأل
Dilbilgisi (i'rab)
أَسْـَٔلَFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
كَİsim — zamir، son ek، 2. tekil eril
مَا
bir şeyi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsim — ism-i mevsûl
لَيْسَ
olmayan
Fiil
Kök: ليس
Dilbilgisi (i'rab)
لَيْسَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لِى
benim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
ىİsim — zamir، 1. tekil
بِهِۦ
hakkında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsim — zamir، 3. tekil eril
عِلْمٌ
bilgim
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عِلْمٌİsim — eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَإِلَّا
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
إِEdat — şart
لَّاEdat — olumsuzluk
تَغْفِرْ
bağışlamazsan
Fiil
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
تَغْفِرْFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
لِى
beni
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
ىİsim — zamir، 1. tekil
وَتَرْحَمْنِىٓ
ve bana rahmet etmezsen
Fiil
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
تَرْحَمْFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
نِىٓİsim — zamir، son ek، 1. tekil
أَكُن
olurum
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
أَكُنFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
مِّنَ
hüsrana uğrayanlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdat — harf-i cer (edat)
ٱلْخَٰسِرِينَ
asıl ziyana uğrayanlar
İsim
Kök: خسر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
خَٰسِرِينَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

"Rabbim! Bilmediğim şeyi Senden istemekten Sana sığınırım. Beni bağışlamaz ve bana merhamet etmezsen kaybedenlerden olurum" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Nuh: "Ey Rabbim! Ben bilmediğim bir şeyi istemiş olmaktan dolayı sana sığınırım. Sen beni bağışlamazsan, bana merhamet etmezsen ben hüsrana uğrayanlardan olurum.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Nuh) şöyle demişti: “Rabbim! Senden hakkında bilgim olmayanı istemekten sana sığınırım. Beni bağışlamaz ve bana merhamet etmezsen kaybedenlerden olurum!”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Noah said: "O my Lord! I do seek refuge with Thee, lest I ask Thee for that of which I have no knowledge. And unless thou forgive me and have Mercy on me, I should indeed be lost!"

A. Yusuf Alipublic-domain

He said, ‘My Lord, I take refuge with You from asking for things I know nothing about. If You do not forgive me, and have mercy on me, I shall be one of the losers.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

He said: My Lord! Lo! in Thee do I seek refuge (from the sin) that I should ask of Thee that whereof I have no knowledge. Unless Thou forgive me and have mercy on me I shall be among the lost.

M. Pickthallpublic-domain

[Noah] said, "My Lord, I seek refuge in You from asking that of which I have no knowledge. And unless You forgive me and have mercy upon me, I will be among the losers."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قال نوح: يا رب إني أعتصم وأستجير بك أن أسألك ما ليس لي به علم، وإن لم تغفر لي ذنبي، وترحمني برحمتك، أكن من الذين غَبَنوا أنفسهم حظوظها وهلكوا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?