← Sure 11

11:48

قِيلَ يَـٰنُوحُ ٱهْبِطْ بِسَلَـٰمٍ مِّنَّا وَبَرَكَـٰتٍ عَلَيْكَ وَعَلَىٰٓ أُمَمٍ مِّمَّن مَّعَكَ ۚ وَأُمَمٌ سَنُمَتِّعُهُمْ ثُمَّ يَمَسُّهُم مِّنَّا عَذَابٌ أَلِيمٌ

Kelime kelime

قِيلَ
denildi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قِيلَFiil — mâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
يَٰنُوحُ
ey Nuh
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdat — nidâ، ön ek
نُوحُİsim — özel isim، eril، merfû (nominatif)
ٱهْبِطْ
in
Fiil
Kök: هبط
Dilbilgisi (i'rab)
ٱهْبِطْFiil — emir، 2. tekil eril
بِسَلَٰمٍ
selam ile
İsim
Kök: سلم
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
سَلَٰمٍİsim — eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّنَّا
bizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَّEdat — harf-i cer (edat)
اİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
وَبَرَكَٰتٍ
ve bereketlerle
İsim
Kök: برك
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
بَرَكَٰتٍİsim — dişil çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
عَلَيْكَ
sana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdat — harf-i cer (edat)
كَİsim — zamir، son ek، 2. tekil eril
وَعَلَىٰٓ
ve üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
عَلَىٰٓEdat — harf-i cer (edat)
أُمَمٍ
ümmetler
İsim
Kök: أمم
Dilbilgisi (i'rab)
أُمَمٍİsim — dişil çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّمَّن
olanlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّEdat — harf-i cer (edat)
مَّنİsim — ism-i mevsûl
مَّعَكَ
seninle birlikte
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّعَİsim — mekân zarfı، mansûb (akuzatif)
كَİsim — zamir، son ek، 2. tekil eril
وَأُمَمٌ
ve (bazı) ümmetlere
İsim
Kök: أمم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
أُمَمٌİsim — dişil çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
سَنُمَتِّعُهُمْ
geçimlik vereceğiz
Fiil
Kök: متع
Dilbilgisi (i'rab)
سَEdat — gelecek (se/sevfe)، ön ek
نُمَتِّعُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
هُمْİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdat — atıf bağlacı
يَمَسُّهُم
onlara dokunacaktır
Fiil
Kök: مسس
Dilbilgisi (i'rab)
يَمَسُّFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُمİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
مِّنَّا
bizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَّEdat — harf-i cer (edat)
اİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
عَذَابٌ
bir azap
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
عَذَابٌİsim — eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
أَلِيمٌ
acıklı
İsim
Kök: ألم
Dilbilgisi (i'rab)
أَلِيمٌİsim — eril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

"Ey Nuh! Sana ve seninle beraber olan topluluklara bizden bir selamet ve bereketle gemiden in. Ama birçok toplulukları da geçindireceğiz, sonra onlara can yakıcı bir azab vereceğiz" denildi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

"Ey Nuh!" denildi, " Bizden bir selâm sana ve seninle birlikte olanlardan gelecek ümmetlere, kutluluk dileğiyle gemiden in. İlerde kendilerini bir çok nimetten faydalandıracağımız, sonra da bu yüzden kendilerine tarafımızdan acıklı bir azap dokunacaknice ümmetler olacaktır."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Nuh’a) şöyle denmişti: “Ey Nuh! Sana ve seninle birlikte olan ümmetlere bizden bir selam ve pek çok bereketle (gemiden) in! Kendilerini yararlandıracağımız, sonra da bizden kendilerine elem verici bir azabın dokunacağı ümmetler de olacaktır.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

The word came: "O Noah! Come down (from the Ark) with peace from Us, and blessing on thee and on some of the peoples (who will spring) from those with thee: but (there will be other) peoples to whom We shall grant their pleasures (for a time), but in the end will a grievous penalty reach them from Us."

A. Yusuf Alipublic-domain

And it was said, ‘Noah, descend in peace from Us, with blessings on you and on some of the communities that will spring from those who are with you. There will be others We will allow to enjoy life for a time, but then a painful punishment from Us will afflict them.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

It was said (unto him): O Noah! Go thou down (from the mountain) with peace from Us and blessings upon thee and some nations (that will spring) from those with thee. (There will be other) nations unto whom We shall give enjoyment a long while and then a painful doom from Us will overtake them.

M. Pickthallpublic-domain

It was said, "O Noah, disembark in security from Us and blessings upon you and upon nations [descending] from those with you. But other nations [of them] We will grant enjoyment; then there will touch them from Us a painful punishment."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قال الله: يا نوح اهبط من السفينة إلى الأرض بأمن وسلامة منَّا وبركات عليك وعلى أمم ممن معك. وهناك أمم وجماعات من أهل الشقاء سنمتعهم في الحياة الدنيا، إلى أن يبلغوا آجالهم، ثم ينالهم منا العذاب الموجع يوم القيامة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?