← Sure 11

11:65

فَعَقَرُوهَا فَقَالَ تَمَتَّعُوا۟ فِى دَارِكُمْ ثَلَـٰثَةَ أَيَّامٍ ۖ ذَٰلِكَ وَعْدٌ غَيْرُ مَكْذُوبٍ

Kelime kelime

فَعَقَرُوهَا
yine de onu kestiler
Fiil
Kök: عقر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
عَقَرُFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
هَاİsim — zamir، son ek، 3. tekil dişil
فَقَالَ
(bunun üzerine) dedi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
قَالَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
تَمَتَّعُوا۟
yaşayın
Fiil
Kök: متع
Dilbilgisi (i'rab)
تَمَتَّعُFiil — emir، 2. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
فِى
yurdunuzda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdat — harf-i cer (edat)
دَارِكُمْ
yurdu
İsim
Kök: دور
Dilbilgisi (i'rab)
دَارِİsim — dişil tekil، mecrûr (genitif)
كُمْİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
ثَلَٰثَةَ
üç
İsim
Kök: ثلث
Dilbilgisi (i'rab)
ثَلَٰثَةَİsim — dişil، mansûb (akuzatif)
أَيَّامٍ
gün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
أَيَّامٍİsim — eril çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
ذَٰلِكَ
işte bu
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsim — ism-i işaret، eril tekil
لِEdat — uzaklık، son ek
كَEdat — muhâtab، son ek، eril
وَعْدٌ
bir vaaddir
İsim
Kök: وعد
Dilbilgisi (i'rab)
وَعْدٌİsim — eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
غَيْرُ
yalanlanmayacak
İsim
Kök: غير
Dilbilgisi (i'rab)
غَيْرُİsim — eril، merfû (nominatif)
مَكْذُوبٍ
yalanlanmak
İsim
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
مَكْذُوبٍİsim — ism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Buna rağmen onu kesip devirdiler. O zaman Salih: "Yurdunuzda üç gün daha kalın. Bu, yalanlanmayacak bir sözdür" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Derken, o deveyi kestiler. Bunun üzerine Salih dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. İşte bu, yalan çıkmayacak olan kesin bir vaaddir."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Semûd kavmi) onu (deveyi) hunharca katletmiş ve (Salih onlara) şöyle demişti: “Yurdunuzda üç gün daha yaşayın; (sonra helak olacaksınız)!” Bu, yalanlanamayacak bir vaattir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But they did ham-string her. So he said: "Enjoy yourselves in your homes for three days: (Then will be your ruin): (Behold) there a promise not to be belied!"

A. Yusuf Alipublic-domain

But they hamstrung it, so he said, ‘Enjoy life for another three days:

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

But they hamstrung her, and then he said: Enjoy life in your dwelling-place three days! This is a threat that will not be belied.

M. Pickthallpublic-domain

But they hamstrung her, so he said, "Enjoy yourselves in your homes for three days. That is a promise not to be denied [i.e., unfailing]."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فكذَّبوه ونحروا الناقة، فقال لهم صالح: استمتعوا بحياتكم في بلدكم ثلاثة أيام، فإن العذاب نازل بكم بعدها، وذلك وَعْدٌ من الله غير مكذوب، لا بد من وقوعه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?