← Sure 12

12:102

ذَٰلِكَ مِنْ أَنۢبَآءِ ٱلْغَيْبِ نُوحِيهِ إِلَيْكَ ۖ وَمَا كُنتَ لَدَيْهِمْ إِذْ أَجْمَعُوٓا۟ أَمْرَهُمْ وَهُمْ يَمْكُرُونَ

Kelime kelime

ذَٰلِكَ
bu
İsim
مِنْ
haberlerindendir
Edat
أَنۢبَآءِ
haberi
İsim
Kök: نبأ
ٱلْغَيْبِ
gayb
İsim
Kök: غيب
نُوحِيهِ
vahyettiğimiz
Fiil
Kök: وحي
إِلَيْكَ
sana
Edat
وَمَا
değildin
Edat
كُنتَ
sen
Fiil
Kök: كون
لَدَيْهِمْ
onların yanında
İsim
إِذْ
zaman
İsim
أَجْمَعُوٓا۟
toplandıkları
Fiil
Kök: جمع
أَمْرَهُمْ
yapacakları işleri için
İsim
Kök: أمر
وَهُمْ
ve onlar
Edat
يَمْكُرُونَ
tuzak kurarlarken
Fiil
Kök: مكر

Meal

Such is one of the stories of what happened unseen, which We reveal by inspiration unto thee; nor wast thou (present) with them then when they concerted their plans together in the process of weaving their plots.

A. Yusuf Ali · EN · public-domain

İşte bu, sana vahiyle bildirdiğimiz gayb haberlerindendir. Yoksa onlar yapacaklarına karar verip mekir (oyun) yaparlarken sen yanlarında değildin.

Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

Bu(nlar), sana vahyetmekte olduğumuz gayb (bilinemeyen) haberlerindendir. Onlar tuzak kurarak (kötü) bir işte fikir birliğine vardıklarında sen onların yanında değildin (ki bunları bilesin).

Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

This is of the tidings of the Unseen which We inspire in thee (Muhammad). Thou wast not present with them when they fixed their plan and they were scheming.

M. Pickthall · EN · public-domain