← Sure 12

12:33

قَالَ رَبِّ ٱلسِّجْنُ أَحَبُّ إِلَىَّ مِمَّا يَدْعُونَنِىٓ إِلَيْهِ ۖ وَإِلَّا تَصْرِفْ عَنِّى كَيْدَهُنَّ أَصْبُ إِلَيْهِنَّ وَأَكُن مِّنَ ٱلْجَـٰهِلِينَ

Kelime kelime

قَالَ
(Yusuf) dedi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
رَبِّ
Rabbim
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsim — eril، merfû (nominatif)
İsim — zamir، son ek، 1. tekil
ٱلسِّجْنُ
zindan
İsim
Kök: سجن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
سِّجْنُİsim — eril، merfû (nominatif)
أَحَبُّ
daha iyidir
İsim
Kök: حبب
Dilbilgisi (i'rab)
أَحَبُّİsim — eril tekil، merfû (nominatif)، sıfat
إِلَىَّ
bana göre
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىَّEdat — harf-i cer (edat)
İsim — zamir، son ek، 1. tekil
مِمَّا
şeyden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِEdat — harf-i cer (edat)
مَّاİsim — ism-i mevsûl
يَدْعُونَنِىٓ
beni çağırdığı
Fiil
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
يَدْعُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
نِىٓİsim — zamir، son ek، 1. tekil
إِلَيْهِ
bunların
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdat — harf-i cer (edat)
هِİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
وَإِلَّا
ve eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
إِEdat — şart
لَّاEdat — olumsuzluk
تَصْرِفْ
savmazsan
Fiil
Kök: صرف
Dilbilgisi (i'rab)
تَصْرِفْFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
عَنِّى
benden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنِّEdat — harf-i cer (edat)
ىİsim — zamir، son ek، 1. tekil
كَيْدَهُنَّ
onların hilelerini
İsim
Kök: كيد
Dilbilgisi (i'rab)
كَيْدَİsim — eril، mansûb (akuzatif)
هُنَّİsim — zamir، son ek، 3. çoğul dişil
أَصْبُ
kayarım
Fiil
Kök: صبو
Dilbilgisi (i'rab)
أَصْبُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
إِلَيْهِنَّ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdat — harf-i cer (edat)
هِنَّİsim — zamir، son ek، 3. çoğul dişil
وَأَكُن
ve olurum
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
أَكُنFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
مِّنَ
cahillerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdat — harf-i cer (edat)
ٱلْجَٰهِلِينَ
cahilleri
İsim
Kök: جهل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
جَٰهِلِينَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Yusuf: "Rabbim! Hapis benim için, bunların istediklerini yapmaktan daha iyidir. Eğer tuzaklarını benden uzaklaştırmazsan onlara meyleder ve bilmeyenlerden olurum." dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Yusuf dedi ki: "Ey Rabbim! Zindan bana, bunların beni davet ettikleri şeyden daha sevimlidir. Eğer sen, bu kadınların tuzaklarını benden uzak tutmazsan, ben onların tuzağına düşerim ve cahillik edenlerden olurum".

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Yusuf:) “Rabbim! Hapis, bunların benden istediklerinden bana daha sevimlidir! Onların hilelerini benden çevirmezsen (korkarım ki) onlara eğilim gösteririm ve cahillerden olurum!” demişti.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

He said: "O my Lord! the prison is more to my liking than that to which they invite me: Unless Thou turn away their snare from me, I should (in my youthful folly) feel inclined towards them and join the ranks of the ignorant."

A. Yusuf Alipublic-domain

Joseph said, ‘My Lord! I would prefer prison to what these women are calling me to do. If You do not protect me from their treachery, I shall yield to them and do wrong,’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

He said: O my Lord! Prison is more dear than that unto which they urge me, and if Thou fend not off their wiles from me I shall incline unto them and become of the foolish.

M. Pickthallpublic-domain

He said, "My Lord, prison is more to my liking than that to which they invite me. And if You do not avert from me their plan, I might incline toward them and [thus] be of the ignorant."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قال يوسف مستعيذًا مِن شرهن ومكرهن: يا ربِّ السجنُ أحب إليَّ مما يدعونني إليه من عمل الفاحشة، وإن لم تدفع عني مكرهن أَمِلْ إليهن، وأكن من السفهاء الذين يرتكبون الإثم لجهلهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?