← Sure 12

12:75

قَالُوا۟ جَزَٰٓؤُهُۥ مَن وُجِدَ فِى رَحْلِهِۦ فَهُوَ جَزَٰٓؤُهُۥ ۚ كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلظَّـٰلِمِينَ

Kelime kelime

قَالُوا۟
dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
جَزَٰٓؤُهُۥ
cezası
İsim
Kök: جزي
Dilbilgisi (i'rab)
جَزَٰٓؤُİsim — eril، merfû (nominatif)
هُۥİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
مَن
kimin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsim — ism-i mevsûl
وُجِدَ
bulunursa
Fiil
Kök: وجد
Dilbilgisi (i'rab)
وُجِدَFiil — mâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
فِى
yükünde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdat — harf-i cer (edat)
رَحْلِهِۦ
yüklerinin
İsim
Kök: رحل
Dilbilgisi (i'rab)
رَحْلِİsim — eril، mecrûr (genitif)
هِۦİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
فَهُوَ
işte o
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
هُوَİsim — zamir، 3. tekil eril
جَزَٰٓؤُهُۥ
onun karşılığıdır
İsim
Kök: جزي
Dilbilgisi (i'rab)
جَزَٰٓؤُİsim — eril، merfû (nominatif)
هُۥİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
كَذَٰلِكَ
böylece
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
ذَٰİsim — ism-i işaret، eril tekil
لِEdat — uzaklık، son ek
كَEdat — muhâtab، son ek، eril
نَجْزِى
biz cezalandırırız
Fiil
Kök: جزي
Dilbilgisi (i'rab)
نَجْزِىFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
ٱلظَّٰلِمِينَ
haksızları
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
ظَّٰلِمِينَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

"Cezası, kimin yükünde bulunursa, ceza olarak ona el konulur; biz zalimleri böyle cezalandırırız" dediler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

"Kimin yükünde çıkarsa, o kendisi onun cezasıdır. Biz zalimlere işte böyle ceza veririz."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Onlar da) şöyle cevap vermişlerdi: “Onun cezası, kayıp eşya kimin yükünde bulunursa işte o (şahsın alıkonulması) onun cezasıdır. Biz zalimleri böyle cezalandırırız.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

They said: "The penalty should be that he in whose saddle-bag it is found, should be held (as bondman) to atone for the (crime). Thus it is we punish the wrong-doers!"

A. Yusuf Alipublic-domain

and they answered, ‘The penalty will be [the enslavement of] the person in whose bag the cup is found: this is how we punish wrongdoers.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

They said: The penalty for it! He in whose bag (the cup) is found, he is the penalty for it. Thus we requite wrong-doers.

M. Pickthallpublic-domain

[The brothers] said, "Its recompense is that he in whose bag it is found - he [himself] will be its recompense. Thus do we recompense the wrongdoers."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قال إخوة يوسف: جزاء السارق مَن وُجِد المسروق في رحله فهو جزاؤه. أي يسلَّم بسرقته إلى مَن سرق منه حتى يكون عبدًا عنده، مثل هذا الجزاء -وهو الاسترقاق- نجزي الظالمين بالسرقة، وهذا ديننا وسنتنا في أهل السرقة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution