← Sure 13

13:30

كَذَٰلِكَ أَرْسَلْنَـٰكَ فِىٓ أُمَّةٍ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهَآ أُمَمٌ لِّتَتْلُوَا۟ عَلَيْهِمُ ٱلَّذِىٓ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ وَهُمْ يَكْفُرُونَ بِٱلرَّحْمَـٰنِ ۚ قُلْ هُوَ رَبِّى لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْهِ مَتَابِ

Kelime kelime

كَذَٰلِكَ
böylece
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
ذَٰİsim — ism-i işaret، eril tekil
لِEdat — uzaklık، son ek
كَEdat — muhâtab، son ek، eril
أَرْسَلْنَٰكَ
seni gönderdik
Fiil
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
أَرْسَلْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
كَİsim — zamir، son ek، 2. tekil eril
فِىٓ
içine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىٓEdat — harf-i cer (edat)
أُمَّةٍ
bir millet
İsim
Kök: أمم
Dilbilgisi (i'rab)
أُمَّةٍİsim — dişil tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
قَدْ
elbette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
قَدْEdat — tahkik (kad)
خَلَتْ
geçmiş bulunan
Fiil
Kök: خلو
Dilbilgisi (i'rab)
خَلَتْFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
مِن
kendilerinden önce
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdat — harf-i cer (edat)
قَبْلِهَآ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلِİsim — mecrûr (genitif)
هَآİsim — zamir، son ek، 3. tekil dişil
أُمَمٌ
(nice) milletler
İsim
Kök: أمم
Dilbilgisi (i'rab)
أُمَمٌİsim — dişil çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
لِّتَتْلُوَا۟
okuyasın diye
Fiil
Kök: تلو
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdat — ta'lil lâmı (amaç)، ön ek
تَتْلُوَا۟Fiil — muzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
عَلَيْهِمُ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdat — harf-i cer (edat)
هِمُİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلَّذِىٓ
şeyleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىٓİsim — ism-i mevsûl، eril tekil
أَوْحَيْنَآ
vahyettiğimiz
Fiil
Kök: وحي
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْحَيْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَآİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
إِلَيْكَ
sana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdat — harf-i cer (edat)
كَİsim — zamir، son ek، 2. tekil eril
وَهُمْ
oysa onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — hâl (durum) vâvı، ön ek
هُمْİsim — zamir، 3. çoğul eril
يَكْفُرُونَ
nankörlük ederler
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
يَكْفُرُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
بِٱلرَّحْمَٰنِ
Rahman'a
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
رَّحْمَٰنِİsim — eril tekil، mecrûr (genitif)
قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiil — emir، 2. tekil eril
هُوَ
O
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُوَİsim — zamir، 3. tekil eril
رَبِّى
benim Rabbimdir
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsim — eril، merfû (nominatif)
ىİsim — zamir، son ek، 1. tekil
لَآ
yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَآEdat — olumsuzluk
إِلَٰهَ
tanrı
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَٰهَİsim — eril tekil، mansûb (akuzatif)
إِلَّا
başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdat — hasr (sınırlama)
هُوَ
O'ndan
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُوَİsim — zamir، 3. tekil eril
عَلَيْهِ
O'na
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdat — harf-i cer (edat)
هِİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
تَوَكَّلْتُ
dayandım
Fiil
Kök: وكل
Dilbilgisi (i'rab)
تَوَكَّلْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsim — zamir، son ek، 1. tekil
وَإِلَيْهِ
ve yalnız O'nadır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
إِلَيْEdat — harf-i cer (edat)
هِİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
مَتَابِ
tevbem/dönüşüm
İsim
Kök: توب
Dilbilgisi (i'rab)
مَتَابِİsim — eril، mecrûr (genitif)
İsim — zamir، son ek، 1. tekil

Meal

TR

Sana vahyettiğimizi okuman için, seni de onlardan önce nice ümmetlerin gelip geçtiği bir ümmete gönderdik; o ümmet merhametli olan Allah'ı inkar eder; de ki: "O benim Rabbim'dir, O'ndan başka Tanrı yoktur, yalnız O'na güvenirim, dönüşüm de O'nadır."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

İşte seni böyle, kendilerinden önce nice ümmetler gelip geçmiş olan bir ümmet içinde gönderdik ki, onlar Rahmân'a küfredip dururlarken, sen onlara sana vahyettiğimiz kitabı okuyasın. De ki: "O Rahmân benim Rabbimdir, O'ndan başka tanrı yoktur. Ben O'na dayandım, tevbem de O'nadır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin geçtiği bir ümmete gönderdik ki sana vahyettiğimizi onlara tilavet edesin (okuyup aktarasın). (Oysa) onlar Rahmân’ı inkâr ediyorlar. De ki: “O benim Rabbimdir. O’ndan başka ilah yoktur. Yalnızca O’na güvendim; dönüşüm de yalnızca O’nadır.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Thus have we sent thee amongst a People before whom (long since) have (other) Peoples (gone and) passed away; in order that thou mightest rehearse unto them what We send down unto thee by inspiration; yet do they reject (Him), the Most Gracious! Say: "He is my Lord! There is no god but He! On Him is my trust, and to Him do I turn!"

A. Yusuf Alipublic-domain

So We have sent you [Prophet] to a community- other communities passed away long before them- to recite to them what We reveal to you. Yet they disbelieve in the Lord of Mercy. Say, ‘He is my Lord: there is no god but Him. I put my trust in Him and to Him is my return.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Thus We send thee (O Muhammad) unto a nation, before whom other nations have passed away, that thou mayst recite unto them that which We have inspired in thee, while they are disbelievers in the Beneficent. Say: He is my Lord; there is no Allah save Him. In Him do I put my trust and unto Him is my recourse.

M. Pickthallpublic-domain

Thus have We sent you to a community before which [other] communities have passed on so you might recite to them that which We revealed to you, while they disbelieve in the Most Merciful. Say, "He is my Lord; there is no deity except Him. Upon Him I rely, and to Him is my return."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

كما أرسلنا المرسلين قبلك أرسلناك -أيها الرسول- في أمة قد مضت مِن قبلها أمم المرسلين؛ لتتلو على هذه الأمة القرآن المنزل عليك، وحال قومك الجحود بوحدانية الرحمن، قل لهم -أيها الرسول-: الرحمن الذي لم تتخذوه إلهًا واحدًا هو ربي وحده لا معبود بحق سواه، عليه اعتمدت ووثقت، وإليه مرجعي وإنابتي.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?