← Sure 14

14:3

ٱلَّذِينَ يَسْتَحِبُّونَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا عَلَى ٱلْـَٔاخِرَةِ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجًا ۚ أُو۟لَـٰٓئِكَ فِى ضَلَـٰلٍۭ بَعِيدٍ

Kelime kelime

ٱلَّذِينَ
ki onlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsim — ism-i mevsûl، eril çoğul
يَسْتَحِبُّونَ
tercih ederler
Fiil
Kök: حبب
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْتَحِبُّFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْحَيَوٰةَ
hayatını
İsim
Kök: حيي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
حَيَوٰةَİsim — dişil، mansûb (akuzatif)
ٱلدُّنْيَا
dünya
İsim
Kök: دنو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
دُّنْيَاİsim — dişil tekil، mansûb (akuzatif)، sıfat
عَلَى
karşılık
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdat — harf-i cer (edat)
ٱلْءَاخِرَةِ
ahirete
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
ءَاخِرَةِİsim — dişil tekil، mecrûr (genitif)
وَيَصُدُّونَ
ve engel olurlar
Fiil
Kök: صدد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
يَصُدُّFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
عَن
yolundan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنEdat — harf-i cer (edat)
سَبِيلِ
Allah
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
سَبِيلِİsim — eril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsim — özel isim، mecrûr (genitif)
وَيَبْغُونَهَا
ve onu isterler
Fiil
Kök: بغي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
يَبْغُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
هَاİsim — zamir، son ek، 3. tekil dişil
عِوَجًا
eğrilmesini
İsim
Kök: عوج
Dilbilgisi (i'rab)
عِوَجًاİsim — eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
أُو۟لَٰٓئِكَ
işte onlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أُو۟لَٰٓئِİsim — ism-i işaret، harf-i cer (edat)
كَEdat — muhâtab، son ek، eril
فِى
içindedirler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdat — harf-i cer (edat)
ضَلَٰلٍۭ
bir sapıklık
İsim
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
ضَلَٰلٍۭİsim — eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
بَعِيدٍ
derin
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعِيدٍİsim — eril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat

Meal

TR

Onlar dünya hayatını ahirete tercih ederler, Allah'ın yolundan alıkoyup onun eğriliğini isterler. İşte onlar uzak bir sapıklık içindedirler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onlar, o kimselerdir ki dünya hayatını ahirete tercih ederler, (insanları) Allah'ın yolundan çevirirler ve onun eğrilmesini isterler. İşte bunlar, çok büyük bir sapıklık içindedirler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onlar dünya hayatını ahirete tercih eder; Allah yolundan alıkoyar ve o (yol)un eğriliğini isterler. İşte onlar uzak bir sapkınlık içindedir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Those who love the life of this world more than the Hereafter, who hinder (men) from the Path of Allah and seek therein something crooked: they are astray by a long distance.

A. Yusuf Alipublic-domain

those who prefer the life of this world over the life to come, who turn others from God’s way, trying to make it crooked: such people have gone far astray.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Those who love the life of the world more than the Hereafter, and debar (men) from the way of Allah and would have it crooked: such are far astray.

M. Pickthallpublic-domain

The ones who prefer the worldly life over the Hereafter and avert [people] from the way of Allāh, seeking to make it [seem] deviant. Those are in extreme error.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وهؤلاء الذين أعرضوا ولم يؤمنوا بالله ويتبعوا رسله هم الذين يختارون الحياة الدنيا الفانية، ويتركون الآخرة الباقية، ويمنعون الناس عن اتباع دين الله، ويريدونه طريقًا معوجًا ليوافق أهواءهم، أولئك الموصوفون بهذه الصفات في ضلال عن الحق بعيد عن كل أسباب الهداية.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?