← Sure 2

2:130

وَمَن يَرْغَبُ عَن مِّلَّةِ إِبْرَٰهِـۧمَ إِلَّا مَن سَفِهَ نَفْسَهُۥ ۚ وَلَقَدِ ٱصْطَفَيْنَـٰهُ فِى ٱلدُّنْيَا ۖ وَإِنَّهُۥ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ لَمِنَ ٱلصَّـٰلِحِينَ

Kelime kelime

وَمَن
ve kim ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَنİsim — soru
يَرْغَبُ
yüz çevirir
Fiil
Kök: رغب
Dilbilgisi (i'rab)
يَرْغَبُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
عَن
milletinden (dininden)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنEdat — harf-i cer (edat)
مِّلَّةِ
dinine
İsim
Kök: ملل
Dilbilgisi (i'rab)
مِّلَّةِİsim — dişil، mecrûr (genitif)
إِبْرَٰهِۦمَ
İbrahim'in
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِبْرَٰهِۦمَİsim — özel isim، eril، mecrûr (genitif)
إِلَّا
başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdat — hasr (sınırlama)
مَن
kimseen
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsim — ism-i mevsûl
سَفِهَ
sefih kılan
Fiil
Kök: سفه
Dilbilgisi (i'rab)
سَفِهَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
نَفْسَهُۥ
nefsini
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
نَفْسَİsim — dişil tekil، mansûb (akuzatif)
هُۥİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
وَلَقَدِ
Andolsun ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَEdat — tekit، ön ek
قَدِEdat — tahkik (kad)
ٱصْطَفَيْنَٰهُ
biz onu seçmiştik
Fiil
Kök: صفو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱصْطَفَيْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
هُİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
فِى
dünyada
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdat — harf-i cer (edat)
ٱلدُّنْيَا
dünya
İsim
Kök: دنو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
دُّنْيَاİsim — dişil tekil، mecrûr (genitif)
وَإِنَّهُۥ
ve şüphesiz o
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنَّEdat — mansûb (akuzatif)
هُۥİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
فِى
ahirette de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdat — harf-i cer (edat)
ٱلْءَاخِرَةِ
ahiret
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
ءَاخِرَةِİsim — dişil tekil، mecrûr (genitif)
لَمِنَ
salihlerdendir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdat — tekit، ön ek
مِنَEdat — harf-i cer (edat)
ٱلصَّٰلِحِينَ
iyi
İsim
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
صَّٰلِحِينَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Kendini bilmezden başkası İbrahim'in dininden yüz çevirmez. And olsun ki, dünyada onu seçtik, şüphesiz o, ahirette de iyilerdendir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

İbrahim'in milletinden, kendine kıyan beyinsizden başka kim yüz çevirir? Biz onu dünyada seçkin birisi yaptık, hiç şüphesiz o, ahirette de iyilerden biridir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kendini bilmezlerden başka kim İbrahim’in dininden yüz çevirir ki! Yemin olsun ki biz onu dünyada (elçi) seçmiştik; şüphesiz ki o, ahirette de iyilerden (olacak)tır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And who turns away from the religion of Abraham but such as debase their souls with folly? Him We chose and rendered pure in this world: And he will be in the Hereafter in the ranks of the Righteous.

A. Yusuf Alipublic-domain

Who but a fool would forsake the religion of Abraham? We have chosen him in this world and he will rank among the righteous in the Hereafter.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And who forsaketh the religion of Abraham save him who befooleth himself? Verily We chose him in the world, and lo! in the Hereafter he is among the righteous.

M. Pickthallpublic-domain

And who would be averse to the religion of Abraham except one who makes a fool of himself. And We had chosen him in this world, and indeed he, in the Hereafter, will be among the righteous.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولا أحد يُعرض عن دين إبراهيم -وهو الإسلام- إلا سفيه جاهل، ولقد اخترنا إبراهيم في الدنيا نبيًّا ورسولا وإنه في الآخرة لمن الصالحين الذين لهم أعلى الدرجات.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?