← Sure 2

2:149

وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ ۖ وَإِنَّهُۥ لَلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ ۗ وَمَا ٱللَّهُ بِغَـٰفِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

Kelime kelime

وَمِنْ
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مِنْEdat — harf-i cer (edat)
حَيْثُ
nereden
İsim
Kök: حيث
Dilbilgisi (i'rab)
حَيْثُİsim — mekân zarfı، mecrûr (genitif)
خَرَجْتَ
çıkarsan (yola)
Fiil
Kök: خرج
Dilbilgisi (i'rab)
خَرَجْFiil — mâzî (geçmiş)، 2. tekil eril
تَİsim — zamir، son ek، 2. tekil eril
فَوَلِّ
çevir
Fiil
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
وَلِّFiil — emir، 2. tekil eril
وَجْهَكَ
yüzünü
İsim
Kök: وجه
Dilbilgisi (i'rab)
وَجْهَİsim — eril، mansûb (akuzatif)
كَİsim — zamir، son ek، 2. tekil eril
شَطْرَ
tarafına
İsim
Kök: شطر
Dilbilgisi (i'rab)
شَطْرَİsim — mekân zarfı، eril، mansûb (akuzatif)
ٱلْمَسْجِدِ
Mescid-i
İsim
Kök: سجد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
مَسْجِدِİsim — eril، mecrûr (genitif)
ٱلْحَرَامِ
Haram
İsim
Kök: حرم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
حَرَامِİsim — eril، mecrûr (genitif)، sıfat
وَإِنَّهُۥ
bu elbette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنَّEdat — mansûb (akuzatif)
هُۥİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
لَلْحَقُّ
bir gerçektir
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdat — tekit، ön ek
لْEdat — marife (belirli)، ön ek
حَقُّİsim — eril، merfû (nominatif)
مِن
Rabbinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdat — harf-i cer (edat)
رَّبِّكَ
Rabbin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَّبِّİsim — eril، mecrûr (genitif)
كَİsim — zamir، son ek، 2. tekil eril
وَمَا
ve değildir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَاEdat — olumsuzluk
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsim — özel isim، merfû (nominatif)
بِغَٰفِلٍ
habersiz
İsim
Kök: غفل
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
غَٰفِلٍİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
عَمَّا
yaptıklarınızdan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَEdat — harf-i cer (edat)
مَّاİsim — ism-i mevsûl
تَعْمَلُونَ
yaptıklarınız
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْمَلُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Her nereden yola çıkarsan, yüzünü Mescid-i Haram semtine çevir, şüphesiz bu Rabbinden bir haktır. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Hem her nereden yola çıkarsan (namazda) hemen Mescidi Haram'a doğru yüzünü çevir. Bu emir şüphesiz hak, Rabbinden olduğu gerçektir. Allah yaptıklarınızdan habersiz de değildir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Nereden (yola) çıkarsan çık, (namazda) yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir! Şüphesiz ki bu (emir), Rabbinden (sana gelen bir) gerçektir. Allah yapmakta olduklarınızdan asla habersiz değildir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

From whencesoever Thou startest forth, turn Thy face in the direction of the sacred Mosque; that is indeed the truth from the Lord. And Allah is not unmindful of what ye do.

A. Yusuf Alipublic-domain

[Prophet], wherever you may have started out, turn your face in the direction of the Sacred Mosque- this is the truth from your Lord: He is not unaware of what you do-

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And whencesoever thou comest forth (for prayer, O Muhammad) turn thy face toward the Inviolable Place of Worship. Lo! it is the Truth from thy Lord. Allah is not unaware of what ye do.

M. Pickthallpublic-domain

So from wherever you go out [for prayer, O Muḥammad], turn your face toward al-Masjid al-Ḥarām, and indeed, it is the truth from your Lord. And Allāh is not unaware of what you do.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ومن أي مكان خَرَجْتَ -أيها النبي- مسافرًا، وأردت الصلاة، فوجِّه وجهك نحو المسجد الحرام. وإنَّ توجُّهك إليه لهو الحق الثابت من ربك. وما الله بغافل عما تعملونه، وسيجازيكم على ذلك.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?