← Sure 3

3:17

ٱلصَّـٰبِرِينَ وَٱلصَّـٰدِقِينَ وَٱلْقَـٰنِتِينَ وَٱلْمُنفِقِينَ وَٱلْمُسْتَغْفِرِينَ بِٱلْأَسْحَارِ

Kelime kelime

ٱلصَّٰبِرِينَ
sabredenler
İsim
Kök: صبر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
صَّٰبِرِينَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
وَٱلصَّٰدِقِينَ
ve sadık olanlar
İsim
Kök: صدق
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
صَّٰدِقِينَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
وَٱلْقَٰنِتِينَ
ve gönülden itaat edenler
İsim
Kök: قنت
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
قَٰنِتِينَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
وَٱلْمُنفِقِينَ
ve infak edenler
İsim
Kök: نفق
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
مُنفِقِينَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
وَٱلْمُسْتَغْفِرِينَ
ve istiğfar edenler
İsim
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
مُسْتَغْفِرِينَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
بِٱلْأَسْحَارِ
seherlerde
İsim
Kök: سحر
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
أَسْحَارِİsim — eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Onlar ki, "Rabbimiz! Biz şüphesiz inandık, bunun için günahlarımızı bize bağışla ve bizi ateşin azabından koru" diyen, sabreden, doğru olan, gönülden kulluk eden, hayra sarfeden ve seher vakitlerinde bağışlanma dileyenlerdir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O sabredenleri, o doğruluktan şaşmayanları, o elpençe divan duranları, o nafaka verenleri ve seher vakitlerinde o istiğfar edip yalvaranları (görür).

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Onlar) sabredenler, dürüst olanlar, (Allah’a) boyun eğenler, infak edenler (verenler) ve seher vakitlerinde bağışlanma dileyenler(dir).

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Those who show patience, Firmness and self-control; who are true (in word and deed); who worship devoutly; who spend (in the way of Allah); and who pray for forgiveness in the early hours of the morning.

A. Yusuf Alipublic-domain

those who are steadfast, truthful, truly devout, who give [in God’s cause] and pray before dawn for forgiveness.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

The steadfast, and the truthful, and the obedient, those who spend (and hoard not), those who pray for pardon in the watches of the night.

M. Pickthallpublic-domain

The patient, the true, the obedient, those who spend [in the way of Allāh], and those who seek forgiveness before dawn.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

هم الذين اتصفوا بالصبر على الطاعات، وعن المعاصي، وعلى ما يصيبهم من أقدار الله المؤلمة، وبالصدق في الأقوال والأفعال وبالطاعة التامة، وبالإنفاق سرا وعلانية، وبالاستغفار في آخر الليل؛ لأنه مَظِنَّة القبول وإجابة الدعاء.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?