← Sure 3

3:25

فَكَيْفَ إِذَا جَمَعْنَـٰهُمْ لِيَوْمٍ لَّا رَيْبَ فِيهِ وَوُفِّيَتْ كُلُّ نَفْسٍ مَّا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

Kelime kelime

فَكَيْفَ
peki nasıl (olacak)?
İsim
Kök: كيف
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
كَيْفَİsim — soru
إِذَا
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَاİsim — zaman zarfı
جَمَعْنَٰهُمْ
topladığımız
Fiil
Kök: جمع
Dilbilgisi (i'rab)
جَمَعْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
هُمْİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
لِيَوْمٍ
bir gün için
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
يَوْمٍİsim — eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
لَّا
hiç şüphe olmayan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّاEdat — olumsuzluk
رَيْبَ
şüphe
İsim
Kök: ريب
Dilbilgisi (i'rab)
رَيْبَİsim — eril، mansûb (akuzatif)
فِيهِ
kendisinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdat — harf-i cer (edat)
هِİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
وَوُفِّيَتْ
ve tastamam verilip
Fiil
Kök: وفي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
وُفِّيَتْFiil — mâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil dişil
كُلُّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلُّİsim — eril، merfû (nominatif)
نَفْسٍ
insanın
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
نَفْسٍİsim — dişil tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مَّا
kazandığı
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّاİsim — ism-i mevsûl
كَسَبَتْ
kazandığı
Fiil
Kök: كسب
Dilbilgisi (i'rab)
كَسَبَتْFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
وَهُمْ
ve onların
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — hâl (durum) vâvı، ön ek
هُمْİsim — zamir، 3. çoğul eril
لَا
asla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdat — olumsuzluk
يُظْلَمُونَ
zulme uğratılmadığı
Fiil
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
يُظْلَمُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Geleceğinden şüphe olmayan günde, onları topladığımız ve haksızlık yapılmayarak herkese kazandığı eksiksiz verildiği zaman, nasıl olacak?

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O geleceğinde hiç şüphe olmayan günde kendilerini bir araya topladığımız ve hiç kimseye haksızlık edilmeden herkese ne kazandıysa tamamen ödendiği vakit halleri nasıl olacaktır?

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kazandıkları şeylerin haksızlığa uğratılmadan herkese tastamam ödenmiş (olacağı), kendisinde şüphe olmayan bir gün için onları topladığımız zaman (hâlleri) nasıl (olacak)!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But how (will they fare) when we gather them together against a day about which there is no doubt, and each soul will be paid out just what it has earned, without (favour or) injustice?

A. Yusuf Alipublic-domain

How will they fare when We gather them together for a Day of which there is no doubt, when every soul will be paid in full for what it has done, and they will not be wronged?

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

How (will it be with them) when We have brought them all together to a Day of which there is no doubt, when every soul will be paid in full what it hath earned, and they will not be wronged.

M. Pickthallpublic-domain

So how will it be when We assemble them for a Day about which there is no doubt? And each soul will be compensated [in full for] what it earned, and they will not be wronged.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فكيف يكون حالهم إذا جمعهم الله ليحاسَبوا في يوم لا شك في وقوعه -وهو يوم القيامة-، وأخذ كل واحد جزاءَ ما اكتسب، وهم لا يظلمون شيئا؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?