← Sure 38

38:23

إِنَّ هَـٰذَآ أَخِى لَهُۥ تِسْعٌ وَتِسْعُونَ نَعْجَةً وَلِىَ نَعْجَةٌ وَٰحِدَةٌ فَقَالَ أَكْفِلْنِيهَا وَعَزَّنِى فِى ٱلْخِطَابِ

Kelime kelime

إِنَّ
doğrusu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdat — mansûb (akuzatif)
هَٰذَآ
bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdat — ATT، ön ek
ذَآİsim — ism-i işaret، eril tekil
أَخِى
kardeşimin
İsim
Kök: أخو
Dilbilgisi (i'rab)
أَخِİsim — eril tekil، merfû (nominatif)
ىİsim — zamir، son ek، 1. tekil
لَهُۥ
vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsim — zamir، 3. tekil eril
تِسْعٌ
(doksan) dokuz
İsim
Kök: تسع
Dilbilgisi (i'rab)
تِسْعٌİsim — eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَتِسْعُونَ
doksan (dokuz)
İsim
Kök: تسع
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
تِسْعُونَİsim — eril çoğul، merfû (nominatif)
نَعْجَةً
koyunu
İsim
Kök: نعج
Dilbilgisi (i'rab)
نَعْجَةًİsim — dişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَلِىَ
benim ise vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — hâl (durum) vâvı، ön ek
لِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
ىَİsim — zamir، 1. tekil
نَعْجَةٌ
koyunum
İsim
Kök: نعج
Dilbilgisi (i'rab)
نَعْجَةٌİsim — dişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَٰحِدَةٌ
bir tek
İsim
Kök: وحد
Dilbilgisi (i'rab)
وَٰحِدَةٌİsim — dişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فَقَالَ
fakat (kardeşim) dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
قَالَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَكْفِلْنِيهَا
onu da bana ver
Fiil
Kök: كفل
Dilbilgisi (i'rab)
أَكْفِلْFiil — emir، 2. tekil eril
نِيİsim — zamir، son ek، 1. tekil
هَاİsim — zamir، son ek، 3. tekil dişil
وَعَزَّنِى
ve bana ağır bastı
Fiil
Kök: عزز
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
عَزَّFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
نِىİsim — zamir، son ek، 1. tekil
فِى
konuşmada
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdat — harf-i cer (edat)
ٱلْخِطَابِ
konuşma
İsim
Kök: خطب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
خِطَابِİsim — eril، mecrûr (genitif)

Meal

TR

"Bu kardeşimin doksan dokuz dişi koyunu, benim de bir tek dişi koyunum vardır; O'nu da bana ver dedi ve tartışmada beni yendi."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Biri: "İşte bu benim kardeşim. Onun doksan dokuz dişi koyunu var, benim ise bir tek dişi koyunum var. Böyle iken: Onu da bana ver, dedi ve tartışmada beni yendi" diye anlattı.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Davacılardan biri): “Şüphesiz ki bu benim kardeşimdir; onun doksan dokuz koyunu, benim ise tek bir koyunum var. (Durum) böyleyken ‘Onun (bakımını) bana ver!’ dedi ve hitapta bana üstün geldi (beni ikna etti).”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"This man is my brother: He has nine and ninety ewes, and I have (but) one: Yet he says, 'commit her to my care,' and is (moreover) harsh to me in speech."

A. Yusuf Alipublic-domain

This is my brother. He had ninety-nine ewes and I just the one, and he said, “Let me take charge of her,” and overpowered me with his words.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Lo! this my brother hath ninety and nine ewes while I had one ewe; and he said: Entrust it to me, and he conquered me in speech.

M. Pickthallpublic-domain

Indeed this, my brother, has ninety-nine ewes, and I have one ewe; so he said, 'Entrust her to me,' and he overpowered me in speech."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قال أحدهما: إن هذا أخي له تسع وتسعون من النعاج، وليس عندي إلا نعجة واحدة، فطمع فيها، وقال: أعطنيها، وغلبني بحجته.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular