← Sure 38

38:23

إِنَّ هَـٰذَآ أَخِى لَهُۥ تِسْعٌ وَتِسْعُونَ نَعْجَةً وَلِىَ نَعْجَةٌ وَٰحِدَةٌ فَقَالَ أَكْفِلْنِيهَا وَعَزَّنِى فِى ٱلْخِطَابِ

Kelime kelime

إِنَّ
doğrusu
Edat
هَٰذَآ
bu
Edat
أَخِى
kardeşimin
İsim
Kök: أخو
لَهُۥ
vardır
Edat
تِسْعٌ
(doksan) dokuz
İsim
Kök: تسع
وَتِسْعُونَ
doksan (dokuz)
İsim
Kök: تسع
نَعْجَةً
koyunu
İsim
Kök: نعج
وَلِىَ
benim ise vardır
Edat
نَعْجَةٌ
koyunum
İsim
Kök: نعج
وَٰحِدَةٌ
bir tek
İsim
Kök: وحد
فَقَالَ
fakat (kardeşim) dedi
Fiil
Kök: قول
أَكْفِلْنِيهَا
onu da bana ver
Fiil
Kök: كفل
وَعَزَّنِى
ve bana ağır bastı
Fiil
Kök: عزز
فِى
konuşmada
Edat
ٱلْخِطَابِ
konuşma
İsim
Kök: خطب

Meal

"This man is my brother: He has nine and ninety ewes, and I have (but) one: Yet he says, 'commit her to my care,' and is (moreover) harsh to me in speech."

A. Yusuf Ali · EN · public-domain

Biri: "İşte bu benim kardeşim. Onun doksan dokuz dişi koyunu var, benim ise bir tek dişi koyunum var. Böyle iken: Onu da bana ver, dedi ve tartışmada beni yendi" diye anlattı.

Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

(Davacılardan biri): “Şüphesiz ki bu benim kardeşimdir; onun doksan dokuz koyunu, benim ise tek bir koyunum var. (Durum) böyleyken ‘Onun (bakımını) bana ver!’ dedi ve hitapta bana üstün geldi (beni ikna etti).”

Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

Lo! this my brother hath ninety and nine ewes while I had one ewe; and he said: Entrust it to me, and he conquered me in speech.

M. Pickthall · EN · public-domain