← Sure 4

4:22

وَلَا تَنكِحُوا۟ مَا نَكَحَ ءَابَآؤُكُم مِّنَ ٱلنِّسَآءِ إِلَّا مَا قَدْ سَلَفَ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ فَـٰحِشَةً وَمَقْتًا وَسَآءَ سَبِيلًا

Kelime kelime

وَلَا
artık evlenmeyin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
لَاEdat — nehiy (yasaklama)
تَنكِحُوا۟
alın
Fiil
Kök: نكح
Dilbilgisi (i'rab)
تَنكِحُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
مَا
evlendiği
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsim — ism-i mevsûl
نَكَحَ
alın
Fiil
Kök: نكح
Dilbilgisi (i'rab)
نَكَحَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ءَابَآؤُكُم
babalarınızın
İsim
Kök: أبو
Dilbilgisi (i'rab)
ءَابَآؤُİsim — eril çoğul، merfû (nominatif)
كُمİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّنَ
kadınlarla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdat — harf-i cer (edat)
ٱلنِّسَآءِ
kadınlar
İsim
Kök: نسو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
نِّسَآءِİsim — dişil çoğul، mecrûr (genitif)
إِلَّا
hariç
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdat — istisnâ (illâ)
مَا
olanlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsim — ism-i mevsûl
قَدْ
geçmişte
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
قَدْEdat — tahkik (kad)
سَلَفَ
geçmişte
Fiil
Kök: سلف
Dilbilgisi (i'rab)
سَلَفَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
إِنَّهُۥ
çünkü bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdat — mansûb (akuzatif)
هُۥİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
كَانَ
edepsizliktir
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
فَٰحِشَةً
bir kötülük
İsim
Kök: فحش
Dilbilgisi (i'rab)
فَٰحِشَةًİsim — dişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَمَقْتًا
ve (Allah'ın) hışm(ı)dır
İsim
Kök: مقت
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
مَقْتًاİsim — eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَسَآءَ
ve iğrenç
Fiil
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
سَآءَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
سَبِيلًا
bir yoldur
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
سَبِيلًاİsim — eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Babalarınızın evlendikleri kadınlarla evlenmeyin, geçmişte olanlar artık geçmiştir çünkü bu bir fuhuş ve igrenç bir şeydi, ne kötü yoldu!

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Cahiliye devrinde geçenler müstesna, babalarınızın nikahladığı kadınlarla evlenmeyiniz. Şüphe yok ki o, pek çirkindi, iğrenç idi, o ne fena bir âdetti.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Geçmişte olanlar hariç, (bundan sonra) babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin! Şüphesiz ki bu bir çirkinliktir; öfke (sebebi)dir ve çok kötü bir yoldur.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And marry not women whom your fathers married,- except what is past: It was shameful and odious,- an abominable custom indeed.

A. Yusuf Alipublic-domain

Do not marry women that your fathers married- with the exception of what is past- this is indeed a shameful thing to do, loathsome and leading to evil.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And marry not those women whom your fathers married, except what hath already happened (of that nature) in the past. Lo! it was ever lewdness and abomination, and an evil way.

M. Pickthallpublic-domain

And do not marry those [women] whom your fathers married, except what has already occurred. Indeed, it was an immorality and hateful [to Allāh] and was evil as a way.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولا تتزوجوا مَن تزوجه آباؤكم من النساء إلا ما قد سلف منكم ومضى في الجاهلية فلا مؤاخذة فيه. إن زواج الأبناء من زوجات آبائهم أمر قبيح يفحش ويعظم قبحه، وبغيض يمقت الله فاعله، وبئس طريقًا ومنهجًا ما كنتم تفعلونه في جاهليتكم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular