← Sure 4

4:95

لَّا يَسْتَوِى ٱلْقَـٰعِدُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ غَيْرُ أُو۟لِى ٱلضَّرَرِ وَٱلْمُجَـٰهِدُونَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ بِأَمْوَٰلِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ ۚ فَضَّلَ ٱللَّهُ ٱلْمُجَـٰهِدِينَ بِأَمْوَٰلِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ عَلَى ٱلْقَـٰعِدِينَ دَرَجَةً ۚ وَكُلًّا وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلْحُسْنَىٰ ۚ وَفَضَّلَ ٱللَّهُ ٱلْمُجَـٰهِدِينَ عَلَى ٱلْقَـٰعِدِينَ أَجْرًا عَظِيمًا

Kelime kelime

لَّا
olmaz
Edat
يَسْتَوِى
eşit
Fiil
Kök: سوي
ٱلْقَٰعِدُونَ
yerlerinde oturanlar
İsim
Kök: قعد
مِنَ
inananlardan
Edat
ٱلْمُؤْمِنِينَ
mü'minlere
İsim
Kök: أمن
غَيْرُ
dışında
İsim
Kök: غير
أُو۟لِى
sahipleri
İsim
ٱلضَّرَرِ
özür
İsim
Kök: ضرر
وَٱلْمُجَٰهِدُونَ
ve cihad edenler
İsim
Kök: جهد
فِى
yolunda
Edat
سَبِيلِ
Allah
İsim
Kök: سبل
ٱللَّهِ
Allah
İsim
Kök: أله
بِأَمْوَٰلِهِمْ
mallariyle
İsim
Kök: مول
وَأَنفُسِهِمْ
canlariyle
İsim
Kök: نفس
فَضَّلَ
üstün kılmıştır
Fiil
Kök: فضل
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
ٱلْمُجَٰهِدِينَ
cihadedenleri
İsim
Kök: جهد
بِأَمْوَٰلِهِمْ
mallariyle
İsim
Kök: مول
وَأَنفُسِهِمْ
canlariyle
İsim
Kök: نفس
عَلَى
oturanlardan
Edat
ٱلْقَٰعِدِينَ
oturanlarla
İsim
Kök: قعد
دَرَجَةً
derece bakımından
İsim
Kök: درج
وَكُلًّا
ve hepsine
İsim
Kök: كلل
وَعَدَ
va'detmiştir
Fiil
Kök: وعد
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
ٱلْحُسْنَىٰ
güzellik
İsim
Kök: حسن
وَفَضَّلَ
ve üstün kılmıştır
Fiil
Kök: فضل
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
ٱلْمُجَٰهِدِينَ
mücahidleri
İsim
Kök: جهد
عَلَى
oturanlardan
Edat
ٱلْقَٰعِدِينَ
oturanlarla
İsim
Kök: قعد
أَجْرًا
ecirle
İsim
Kök: أجر
عَظِيمًا
çok daha büyük
İsim
Kök: عظم

Meal

Not equal are those believers who sit (at home) and receive no hurt, and those who strive and fight in the cause of Allah with their goods and their persons. Allah hath granted a grade higher to those who strive and fight with their goods and persons than to those who sit (at home). Unto all (in Faith) Hath Allah promised good: But those who strive and fight Hath He distinguished above those who sit (at home) by a special reward,-

A. Yusuf Ali · EN · public-domain

Müminlerden özür sahibi olmaksızın oturanlarla Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler eşit olamazlar. Allah, mallarıyla, canlarıyla cihad edenleri, derece itibariyle, oturanlardan üstün kıldı. Allah onların hepsine de cenneti vaad etmiştir. Bununla beraber Allah mücahitlere, oturanların üzerinde büyük bir ecir vermiştir.

Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

Müminlerden –mazeret sahibi olanlar dışında– (savaşa katılmayıp evlerinde) oturanlarla, mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenler (fedakârlık yapanlar) bir olmaz. Allah, malları ve canları ile cihad edenleri (fedakârlık yapanları), oturanlardan derece bakımından üstün kılmıştır. Allah hepsine en güzel olanı vadetmiştir. (Ancak) Allah, katından dereceler, bağışlama ve merhamet (şeklinde büyük bir ödül vererek), cihad edenleri (fedakârlık yapanları) oturanlardan çok daha büyük bir ödülle üstün kılmıştır. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

Those of the believers who sit still, other than those who have a (disabling) hurt, are not on an equality with those who strive in the way of Allah with their wealth and lives. Allah hath conferred on those who strive with their wealth and lives a rank above the sedentary. Unto each Allah hath promised good, but He hath bestowed on those who strive a great reward above the sedentary;

M. Pickthall · EN · public-domain