← Sure 40

40:43

لَا جَرَمَ أَنَّمَا تَدْعُونَنِىٓ إِلَيْهِ لَيْسَ لَهُۥ دَعْوَةٌ فِى ٱلدُّنْيَا وَلَا فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ وَأَنَّ مَرَدَّنَآ إِلَى ٱللَّهِ وَأَنَّ ٱلْمُسْرِفِينَ هُمْ أَصْحَـٰبُ ٱلنَّارِ

Kelime kelime

لَا
yok (ki)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdat — olumsuzluk
جَرَمَ
şüphe
İsim
Kök: جرم
Dilbilgisi (i'rab)
جَرَمَİsim — eril، mansûb (akuzatif)
أَنَّمَا
kesinlikle
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdat — mansûb (akuzatif)
مَاİsim — ism-i mevsûl
تَدْعُونَنِىٓ
siz beni çağırıyorsunuz
Fiil
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
تَدْعُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
نِىٓİsim — zamir، son ek، 1. tekil
إِلَيْهِ
ona
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdat — harf-i cer (edat)
هِİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
لَيْسَ
(oysa) yoktur
Fiil
Kök: ليس
Dilbilgisi (i'rab)
لَيْسَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَهُۥ
onun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsim — zamir، 3. tekil eril
دَعْوَةٌ
du'aya değer tarafı
İsim
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
دَعْوَةٌİsim — dişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فِى
dünyada
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdat — harf-i cer (edat)
ٱلدُّنْيَا
dünya
İsim
Kök: دنو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
دُّنْيَاİsim — dişil tekil، mecrûr (genitif)
وَلَا
ne de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
لَاEdat — olumsuzluk
فِى
ahirette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdat — harf-i cer (edat)
ٱلْءَاخِرَةِ
ahiret
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
ءَاخِرَةِİsim — dişil tekil، mecrûr (genitif)
وَأَنَّ
ve elbette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
أَنَّEdat — mansûb (akuzatif)
مَرَدَّنَآ
bizim dönüşümüz
İsim
Kök: ردد
Dilbilgisi (i'rab)
مَرَدَّİsim — eril، mansûb (akuzatif)
نَآİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
إِلَى
Allah'adır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىEdat — harf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsim — özel isim، mecrûr (genitif)
وَأَنَّ
ve elbette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
أَنَّEdat — mansûb (akuzatif)
ٱلْمُسْرِفِينَ
aşırı gidenler
İsim
Kök: سرف
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
مُسْرِفِينَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْ
işte onlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُمْİsim — zamir، 3. çoğul eril
أَصْحَٰبُ
halkıdır
İsim
Kök: صحب
Dilbilgisi (i'rab)
أَصْحَٰبُİsim — eril çoğul، merfû (nominatif)
ٱلنَّارِ
ateş
İsim
Kök: نور
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
نَّارِİsim — dişil، mecrûr (genitif)

Meal

TR

"Beni kendisine çağırdığınızın, bu dünyada da ahirette de çağırabilecek kabiliyette olmadığında, hepimizin Allah'a döneceğinde, aşırı gidenlerin ateşlikler olduklarında şüphe yoktur."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

"Hiç inkâr edilemez ki, gerçekten sizin beni davet ettiğiniz şeyin dünyada da, ahirette de bir davet hakkı yoktur. Hepimizin dönüşü Allah'adır. Şüphesiz haddi aşanların hepsi cehennemliktir."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Gerçek şu ki sizin beni davet ettiğiniz şeyin, dünyada da ahirette de davete değer bir tarafı yoktur. Şüphesiz ki dönüşümüz Allah’adır; aşırı gidenler de elbette ateş halkının kendileridir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"Without doubt ye do call me to one who is not fit to be called to, whether in this world, or in the Hereafter; our return will be to Allah; and the Transgressors will be Companions of the Fire!

A. Yusuf Alipublic-domain

There is no doubt that what you call me to serve is not fit to be invoked either in this world or the Hereafter: our return is to God alone, and it will be the rebels who will inhabit the Fire.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Assuredly that whereunto ye call me hath no claim in the world or in the Hereafter, and our return will be unto Allah, and the prodigals will be owners of the Fire.

M. Pickthallpublic-domain

Assuredly, that to which you invite me has no [response to a] supplication in this world or in the Hereafter; and indeed, our return is to Allāh, and indeed, the transgressors will be companions of the Fire.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

حقًا أن ما تدعونني إلى الاعتقاد به لا يستحق الدعوة إليه، ولا يُلجأ إليه في الدنيا ولا في الآخرة لعجزه ونقصه، واعلموا أن مصير الخلائق كلها إلى الله سبحانه، وهو يجازي كل عامل بعمله، وأن الذين تعدَّوا حدوده بالمعاصي وسفك الدماء والكفر هم أهل النار.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?