← Sure 40

40:83

فَلَمَّا جَآءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَـٰتِ فَرِحُوا۟ بِمَا عِندَهُم مِّنَ ٱلْعِلْمِ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

Kelime kelime

فَلَمَّا
ne zaman ki
Edat
جَآءَتْهُمْ
onlara gelince
Fiil
Kök: جيأ
رُسُلُهُم
elçileri
İsim
Kök: رسل
بِٱلْبَيِّنَٰتِ
açık kanıtlarla
İsim
Kök: بين
فَرِحُوا۟
sevindiler
Fiil
Kök: فرح
بِمَا
ile
Edat
عِندَهُم
yanlarında bulunan
İsim
Kök: عند
مِّنَ
bilgiden
Edat
ٱلْعِلْمِ
ilim
İsim
Kök: علم
وَحَاقَ
sonunda kuşatıverdi
Fiil
Kök: حيق
بِهِم
kendilerini
Edat
مَّا
şey
İsim
كَانُوا۟
oldukları
Fiil
Kök: كون
بِهِۦ
onunla
Edat
يَسْتَهْزِءُونَ
alay ediyor(lar)
Fiil
Kök: هزأ

Meal

For when their messengers came to them with Clear Signs, they exulted in such knowledge (and skill) as they had; but that very (Wrath) at which they were wont to scoff hemmed them in.

A. Yusuf Ali · EN · public-domain

Çünkü onlara peygamberleri, delillerle geldikleri zaman, kendilerinde bulunan ilme güvendiler de o alay ettikleri şey onları kuşatıverdi.

Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

Elçileri onlara apaçık bilgiler getirince, onlar kendilerinde bulunan (eksik) bilgiye güvenmişlerdi. (Buna karşılık) alay ettikleri şey kendilerini kuşatacaktır.

Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

And when their messengers brought them clear proofs (of Allah's Sovereignty) they exulted in the knowledge they (themselves) possessed. And that which they were wont to mock befell them.

M. Pickthall · EN · public-domain