← Sure 40

40:9

وَقِهِمُ ٱلسَّيِّـَٔاتِ ۚ وَمَن تَقِ ٱلسَّيِّـَٔاتِ يَوْمَئِذٍ فَقَدْ رَحِمْتَهُۥ ۚ وَذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

Kelime kelime

وَقِهِمُ
ve onları koru
Fiil
Kök: وقي
ٱلسَّيِّـَٔاتِ
kötülüklerden
İsim
Kök: سوأ
وَمَن
ve kimi
Edat
تَقِ
sen korursan
Fiil
Kök: وقي
ٱلسَّيِّـَٔاتِ
kötülüklerden
İsim
Kök: سوأ
يَوْمَئِذٍ
o gün
İsim
Kök: يوم
فَقَدْ
elbette
Edat
رَحِمْتَهُۥ
ona acımışsındır
Fiil
Kök: رحم
وَذَٰلِكَ
ve işte budur
Edat
هُوَ
o
İsim
ٱلْفَوْزُ
başarı
İsim
Kök: فوز
ٱلْعَظِيمُ
büyük
İsim
Kök: عظم

Meal

"And preserve them from (all) ills; and any whom Thou dost preserve from ills that Day,- on them wilt Thou have bestowed Mercy indeed: and that will be truly (for them) the highest Achievement".

A. Yusuf Ali · EN · public-domain

"Onları fenalıklardan koru. Sen her kimi fenalıklardan korursan, o gün muhakkak onu rahmetinle yarlığamışsındır. İşte asıl büyük kurtuluş da budur."

Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

Onları kötülüklerden koru! O gün sen kimi kötülüklerden korursan elbette ona merhamet etmişsindir. Asıl büyük kurtuluş işte budur.”

Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

And ward off from them ill-deeds; and he from whom Thou wardest off ill-deeds that day, him verily hast Thou taken into mercy. That is the supreme triumph.

M. Pickthall · EN · public-domain