← Sure 40

40:10

إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يُنَادَوْنَ لَمَقْتُ ٱللَّهِ أَكْبَرُ مِن مَّقْتِكُمْ أَنفُسَكُمْ إِذْ تُدْعَوْنَ إِلَى ٱلْإِيمَـٰنِ فَتَكْفُرُونَ

Kelime kelime

إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdat — mansûb (akuzatif)
ٱلَّذِينَ
kimselere
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsim — ism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوا۟
inkar eden(lere)
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
يُنَادَوْنَ
(şöyle) seslenilir
Fiil
Kök: ندي
Dilbilgisi (i'rab)
يُنَادَFiil — muzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
وْنَİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
لَمَقْتُ
(size) kızması
İsim
Kök: مقت
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdat — tekit، ön ek
مَقْتُİsim — eril، merfû (nominatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsim — özel isim، mecrûr (genitif)
أَكْبَرُ
daha büyüktür
İsim
Kök: كبر
Dilbilgisi (i'rab)
أَكْبَرُİsim — eril tekil، merfû (nominatif)، sıfat
مِن
sizin kızmanızdan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdat — harf-i cer (edat)
مَّقْتِكُمْ
bir kızgınlıktır
İsim
Kök: مقت
Dilbilgisi (i'rab)
مَّقْتِİsim — eril، mecrûr (genitif)
كُمْİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
أَنفُسَكُمْ
kendi kendinize
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
أَنفُسَİsim — dişil çoğul، mansûb (akuzatif)
كُمْİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
إِذْ
zira
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذْİsim — zaman zarfı
تُدْعَوْنَ
siz çağrılırdınız
Fiil
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
تُدْعَFiil — muzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 2. çoğul eril
وْنَİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
إِلَى
imana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىEdat — harf-i cer (edat)
ٱلْإِيمَٰنِ
imana
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
إِيمَٰنِİsim — masdar (isim-fiil)، eril، mecrûr (genitif)
فَتَكْفُرُونَ
fakat inkar ederdiniz
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — atıf bağlacı، ön ek
تَكْفُرُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Ama inkar edenlere, "Allah'ın gazabı, sizin birbirinize olan öfkenizden daha büyüktür; imana çağrıldığınızda inkar ederdiniz" diye seslenilir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O kâfirlere mutlaka şöyle bağırılacaktır: "Elbette Allah'ın buğzu, sizin nefislerinize buğzunuzdan daha büyüktür. Çünkü siz imana davet ediliyordunuz da inkâr ediyordunuz."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kâfir olanlara (mahşerde) şöyle seslenilecektir: “Allah’ın gazabı, sizin kendinize olan öfkenizden elbette daha büyüktür. Zira imana davet ediliyorken inkâr ediyordunuz.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

The Unbelievers will be addressed: "Greater was the aversion of Allah to you than (is) your aversion to yourselves, seeing that ye were called to the Faith and ye used to refuse."

A. Yusuf Alipublic-domain

But those who disbelieved will be told, ‘When you were called to the faith and rejected it, God’s disgust with you was even greater then than the self-disgust you feel [today].’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Lo! (on that day) those who disbelieve are informed by proclamation: Verily Allah's abhorrence is more terrible than your abhorrence one of another, when ye were called unto the faith but did refuse.

M. Pickthallpublic-domain

Indeed, those who disbelieve will be addressed, "The hatred of Allāh for you was [even] greater than your hatred of yourselves [this Day in Hell] when you were invited to faith, but you disbelieved [i.e., refused]."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إن الذين جحدوا أن الله هو الإله الحق وصرفوا العبادة لغيره عندما يعاينون أهوال النار بأنفسهم، يَمْقُتون أنفسهم أشد المقت، وعند ذلك يناديهم خزنة جهنم: لَمقت الله لكم في الدنيا- حين طلب منكم الإيمان به واتباع رسله، فأبيتم- أكبر من بغضكم لأنفسكم الآن، بعد أن أدركتم أنكم تستحقون سخط الله وعذابه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?