← Sure 48

48:12

بَلْ ظَنَنتُمْ أَن لَّن يَنقَلِبَ ٱلرَّسُولُ وَٱلْمُؤْمِنُونَ إِلَىٰٓ أَهْلِيهِمْ أَبَدًا وَزُيِّنَ ذَٰلِكَ فِى قُلُوبِكُمْ وَظَنَنتُمْ ظَنَّ ٱلسَّوْءِ وَكُنتُمْ قَوْمًۢا بُورًا

Kelime kelime

بَلْ
herhalde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بَلْEdat — idrâb (bel)
ظَنَنتُمْ
siz sandınız
Fiil
Kök: ظنن
Dilbilgisi (i'rab)
ظَنَنFiil — mâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
أَن
ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdat — masdar bağlacı
لَّن
dönmeyecekler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّنEdat — olumsuzluk
يَنقَلِبَ
döndükleri
Fiil
Kök: قلب
Dilbilgisi (i'rab)
يَنقَلِبَFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلرَّسُولُ
elçi
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
رَّسُولُİsim — eril، merfû (nominatif)
وَٱلْمُؤْمِنُونَ
ve mü'minler
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
مُؤْمِنُونَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
إِلَىٰٓ
ailelerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىٰٓEdat — harf-i cer (edat)
أَهْلِيهِمْ
ehlinin
İsim
Kök: أهل
Dilbilgisi (i'rab)
أَهْلِيİsim — mecrûr (genitif)
هِمْİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
أَبَدًا
bir daha asla
İsim
Kök: أبد
Dilbilgisi (i'rab)
أَبَدًاİsim — zaman zarfı، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَزُيِّنَ
ve süslendirildi
Fiil
Kök: زين
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
زُيِّنَFiil — mâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
ذَٰلِكَ
bu
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsim — ism-i işaret، eril tekil
لِEdat — uzaklık، son ek
كَEdat — muhâtab، son ek، eril
فِى
gönüllerinizde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdat — harf-i cer (edat)
قُلُوبِكُمْ
kalblerinizin
İsim
Kök: قلب
Dilbilgisi (i'rab)
قُلُوبِİsim — dişil çoğul، mecrûr (genitif)
كُمْİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
وَظَنَنتُمْ
ve zanda bulundunuz
Fiil
Kök: ظنن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ظَنَنFiil — mâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
ظَنَّ
bir zan ile
İsim
Kök: ظنن
Dilbilgisi (i'rab)
ظَنَّİsim — eril، mansûb (akuzatif)
ٱلسَّوْءِ
kötü
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
سَّوْءِİsim — eril، mecrûr (genitif)
وَكُنتُمْ
ve oldunuz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
كُنFiil — mâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
قَوْمًۢا
bir topluluk
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْمًۢاİsim — eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
بُورًا
helaki hak etmiş
İsim
Kök: بور
Dilbilgisi (i'rab)
بُورًاİsim — eril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Aslında siz, Peygamberin ve inananların, ailelerine bir daha dönmeyeceklerini sanmıştınız. Bu, gönüllerinize güzel görünmüştü de kötü sanıda bulunmuştunuz. Hayırsız bir topluluk oldunuz.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Aslında siz Peygamber ve müminlerin, ailelerine geri dönmeyeceklerini sanmıştınız. Bu sizin gönüllerinize güzel göründü de kötü zanda bulundunuz ve helâki hak etmiş bir topluluk oldunuz.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Aslında siz Elçinin ve müminlerin ailelerine asla dönemeyeceğini sanmıştınız. Bu, sizin kalplerinize güzel görünmüştü; kötü zanda bulunmuş ve helaki (cezalandırılmayı) hak etmiş bir topluluk olmuştunuz.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"Nay, ye thought that the Messenger and the Believers would never return to their families; this seemed pleasing in your hearts, and ye conceived an evil thought, for ye are a people lost (in wickedness)."

A. Yusuf Alipublic-domain

No! You thought that the Messenger and the believers would never return to their families and this thought warmed your hearts. Your thoughts are evil, for you are corrupt people:

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Nay, but ye deemed that the messenger and the believers would never return to their own folk, and that was made fairseeming in your hearts, and ye did think an evil thought, and ye were worthless folk.

M. Pickthallpublic-domain

But you thought that the Messenger and the believers would never return to their families, ever, and that was made pleasing in your hearts. And you assumed an assumption of evil and became a people ruined."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وليس الأمر كما زعمتم من انشغالكم بالأموال والأهل، بل إنكم ظننتم أن رسول الله صلى الله عليه وسلم ومن معه من أصحابه سيَهْلكون، ولا يَرْجعون إليكم أبدًا، وحسَّن الشيطان ذلك في قلوبكم، وظننتم ظنًا سيئًا أن الله لن ينصر نبيه محمدًا صلى الله عليه وسلم وأصحابه على أعدائهم، وكنتم قومًا هَلْكى لا خير فيكم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?