← Sure 6

6:37

وَقَالُوا۟ لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ ۚ قُلْ إِنَّ ٱللَّهَ قَادِرٌ عَلَىٰٓ أَن يُنَزِّلَ ءَايَةً وَلَـٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Kelime kelime

وَقَالُوا۟
dediler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
قَالُFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
لَوْلَا
değil miydi?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَوْلَاEdat — tahdîd (teşvik)
نُزِّلَ
indirilmeli
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
نُزِّلَFiil — mâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
عَلَيْهِ
ona
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdat — harf-i cer (edat)
هِİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
ءَايَةٌ
bir mu'cize
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَايَةٌİsim — dişil tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّن
Rabbinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdat — harf-i cer (edat)
رَّبِّهِۦ
Rabbi
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَّبِّİsim — eril، mecrûr (genitif)
هِۦİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiil — emir، 2. tekil eril
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdat — mansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsim — özel isim، mansûb (akuzatif)
قَادِرٌ
kadirdir
İsim
Kök: قدر
Dilbilgisi (i'rab)
قَادِرٌİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
عَلَىٰٓ
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰٓEdat — harf-i cer (edat)
أَن
indirmeğe
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdat — masdar bağlacı
يُنَزِّلَ
indirdi
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
يُنَزِّلَFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ءَايَةً
bir mu'cize
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَايَةًİsim — dişil tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَلَٰكِنَّ
fakat
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَٰكِنَّEdat — mansûb (akuzatif)
أَكْثَرَهُمْ
çokları
İsim
Kök: كثر
Dilbilgisi (i'rab)
أَكْثَرَİsim — eril tekil، mansûb (akuzatif)
هُمْİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
لَا
bilmezler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdat — olumsuzluk
يَعْلَمُونَ
bilen
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْلَمُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

"Rabbinden ona (Muhammed'e) bir belge indirilseydi ya" dediler. De ki: "Doğrusu Allah bir belge indirmeye Kadir'dir, fakat çoğu bilmezler."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Dediler ki: "Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?" De ki: "Şüphesiz ki Allah, bir mucize indirmeye kâdirdir, fakat çokları bilmezler".

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(İnkârcılar) “O’na Rabbinden bir ayet (mucize) indirilseydi ya!” demişlerdi. De ki: “Şüphesiz ki ayet (mucize) indirmeye gücü yeten Allah’tır. Fakat onların çoğu bilmezler.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

They say: "Why is not a sign sent down to him from his Lord?" Say: "Allah hath certainly power to send down a sign: but most of them understand not.

A. Yusuf Alipublic-domain

They also say, ‘Why has no sign been sent down to him from his Lord?’ Say, ‘God certainly has the power to send down a sign,’ though most of them do not know:

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

They say: Why hath no portent been sent down upon him from his Lord? Say: Lo! Allah is Able to send down a portent. But most of them know not.

M. Pickthallpublic-domain

And they say, "Why has a sign not been sent down to him from his Lord?" Say, "Indeed, Allāh is Able to send down a sign, but most of them do not know."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وقال المشركون -تعنتًا واستكبارًا-: هلا أنزل الله علامة تدل على صدق محمد صلى الله عليه وسلم من نوع العلامات الخارقة، قل لهم -أيها الرسول-: إن الله قادر على أن ينزل عليهم آية، ولكن أكثرهم لا يعلمون أن إنزال الآيات إنما يكون وَفْق حكمته تعالى.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?