← Sure 67

67:9

قَالُوا۟ بَلَىٰ قَدْ جَآءَنَا نَذِيرٌ فَكَذَّبْنَا وَقُلْنَا مَا نَزَّلَ ٱللَّهُ مِن شَىْءٍ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا فِى ضَلَـٰلٍ كَبِيرٍ

Kelime kelime

قَالُوا۟
dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
بَلَىٰ
evet
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بَلَىٰEdat — cevap (evet)
قَدْ
andolsun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
قَدْEdat — tahkik (kad)
جَآءَنَا
bize geldi
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
نَاİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
نَذِيرٌ
uyarıcı
İsim
Kök: نذر
Dilbilgisi (i'rab)
نَذِيرٌİsim — eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فَكَذَّبْنَا
ama biz yalanladık
Fiil
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — atıf bağlacı، ön ek
كَذَّبْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
وَقُلْنَا
ve dedik ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
قُلْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
مَا
indirmedi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مَاEdat — olumsuzluk
نَزَّلَ
indirdi
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
نَزَّلَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsim — özel isim، merfû (nominatif)
مِن
hiçbir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdat — harf-i cer (edat)
شَىْءٍ
şey
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsim — eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
إِنْ
hayır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنْEdat — olumsuzluk
أَنتُمْ
siz
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَنتُمْİsim — zamir، 2. çoğul eril
إِلَّا
ancak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdat — hasr (sınırlama)
فِى
içindesiniz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdat — harf-i cer (edat)
ضَلَٰلٍ
bir sapıklık
İsim
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
ضَلَٰلٍİsim — eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
كَبِيرٍ
büyük
İsim
Kök: كبر
Dilbilgisi (i'rab)
كَبِيرٍİsim — eril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat

Meal

TR

Onlar: "Evet; doğrusu bize bir uyarıcı geldi, fakat biz yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapıklık içindesiniz demiştik" derler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Derler: "Evet, bize uyarıcı geldi ama biz yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmedi, siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz." dedik.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onlar (cehennemdekiler) şöyle diyecekler: “Evet, elbette bize bir uyarıcı gelmişti fakat biz (onu) yalanlamış ve “Allah hiçbir şey indirmemiştir; siz sadece büyük bir sapkınlık içindesiniz!” demiştik.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

They will say: "Yes indeed; a Warner did come to us, but we rejected him and said, 'Allah never sent down any (Message): ye are nothing but an egregious delusion!'"

A. Yusuf Alipublic-domain

They will reply, ‘Yes, a warner did come to us, but we did not believe him. We said, “God has revealed nothing: you are greatly misguided”.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

They say: Yea, verily, a warner came unto us; but we denied and said: Allah hath naught revealed; ye are in naught but a great error.

M. Pickthallpublic-domain

They will say, "Yes, a warner had come to us, but we denied and said, 'Allāh has not sent down anything. You are not but in great error.'"

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

أجابوهم قائلين: بلى قد جاءنا رسول مِن عند الله وحذَّرنا، فكذَّبناه، وقلنا فيما جاء به من الآيات: ما نزَّل الله على أحد من البشر شيئًا، ما أنتم - أيها الرسل- إلا في ذهاب بعيد عن الحق.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?