← Sure 7

7:66

قَالَ ٱلْمَلَأُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِن قَوْمِهِۦٓ إِنَّا لَنَرَىٰكَ فِى سَفَاهَةٍ وَإِنَّا لَنَظُنُّكَ مِنَ ٱلْكَـٰذِبِينَ

Kelime kelime

قَالَ
dedi(ler) ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلْمَلَأُ
ileri gelen
İsim
Kök: ملأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
مَلَأُİsim — eril، merfû (nominatif)
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsim — ism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوا۟
inkarcılar
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
مِن
kavminden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdat — harf-i cer (edat)
قَوْمِهِۦٓ
kavminin
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْمِİsim — eril، mecrûr (genitif)
هِۦٓİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
إِنَّا
elbette biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdat — mansûb (akuzatif)
اİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
لَنَرَىٰكَ
seni görüyoruz
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdat — tekit، ön ek
نَرَىٰFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
كَİsim — zamir، son ek، 2. tekil eril
فِى
içinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdat — harf-i cer (edat)
سَفَاهَةٍ
bir beyinsizlik
İsim
Kök: سفه
Dilbilgisi (i'rab)
سَفَاهَةٍİsim — dişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَإِنَّا
ve elbette biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
إِنَّEdat — mansûb (akuzatif)
اİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
لَنَظُنُّكَ
zannediyoruz ki sen
Fiil
Kök: ظنن
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdat — tekit، ön ek
نَظُنُّFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
كَİsim — zamir، son ek، 2. tekil eril
مِنَ
yalancılardansın
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdat — harf-i cer (edat)
ٱلْكَٰذِبِينَ
yalancıları
İsim
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
كَٰذِبِينَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Milletinin inkarcı ileri gelenleri, "Biz senin beyinsiz olduğunu görüyor ve seni yalancılardan sanıyoruz" dediler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki: "Biz seni bir çılgınlık içinde görüyoruz, ve gerçekten seni yalancılardan sanıyoruz."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kavminden kâfir olan yöneticiler şöyle demişti: “Doğrusu biz seni elbette bir beyinsizlik içinde görüyoruz ve yalancılardan olduğuna inanıyoruz.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

The leaders of the Unbelievers among his people said: "Ah! we see thou art an imbecile!" and "We think thou art a liar!"

A. Yusuf Alipublic-domain

but the disbelieving leaders of his people said, ‘We believe you are a fool,’ and ‘We think you are a liar.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

The chieftains of his people, who were disbelieving, said: Lo! we surely see thee in foolishness, and lo! we deem thee of the liars.

M. Pickthallpublic-domain

Said the eminent ones who disbelieved among his people, "Indeed, we see you in foolishness, and indeed, we think you are of the liars."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قال الكبراء الذين كفروا من قوم هود: إنا لنعلم أنك بدعوتك إيانا إلى ترك عبادة آلهتنا وعبادة الله وحده ناقص العقل، وإنا لنعتقد أنك من الكاذبين على الله فيما تقول.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular