← Sure 10

10:102

فَهَلْ يَنتَظِرُونَ إِلَّا مِثْلَ أَيَّامِ ٱلَّذِينَ خَلَوْا۟ مِن قَبْلِهِمْ ۚ قُلْ فَٱنتَظِرُوٓا۟ إِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُنتَظِرِينَ

Kelime kelime

فَهَلْ
mı?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
هَلْEdat — soru
يَنتَظِرُونَ
bekliyorlar
Fiil
Kök: نظر
Dilbilgisi (i'rab)
يَنتَظِرُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
إِلَّا
başkasını
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdat — hasr (sınırlama)
مِثْلَ
benzerinden
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
مِثْلَİsim — eril، mansûb (akuzatif)
أَيَّامِ
(başlarına gelen) günlerin
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
أَيَّامِİsim — eril çoğul، mecrûr (genitif)
ٱلَّذِينَ
geçmiş olanların
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsim — ism-i mevsûl، eril çoğul
خَلَوْا۟
yalnız kaldıkları
Fiil
Kök: خلو
Dilbilgisi (i'rab)
خَلَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وْا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
مِن
kendilerinden önce
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdat — harf-i cer (edat)
قَبْلِهِمْ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلِİsim — mecrûr (genitif)
هِمْİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiil — emir، 2. tekil eril
فَٱنتَظِرُوٓا۟
bekleyin bakalım
Fiil
Kök: نظر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱنتَظِرُFiil — emir، 2. çoğul eril
وٓا۟İsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
إِنِّى
şüphesiz ben de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنِّEdat — mansûb (akuzatif)
ىİsim — zamir، son ek، 1. tekil
مَعَكُم
sizinle birlikte
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَعَİsim — mekân zarfı، mansûb (akuzatif)
كُمİsim — zamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّنَ
bekleyenlerdenim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdat — harf-i cer (edat)
ٱلْمُنتَظِرِينَ
beklemekteyiz
İsim
Kök: نظر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
مُنتَظِرِينَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Kendilerinden önce geçenlerin başlarına gelen olaylardan başka bir şey mi bekliyorlar? "Bekleyin, ben de sizinle beraber beklemekteyim" de.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onlar, kendilerinden önce gelmiş geçmiş olanların uğradıkları felaket günleri gibisinden başkasını mı bekliyorlar? De ki, "Bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerden olacağım."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onlar, kendilerinden önce geçmiş toplumların (felaket) günlerinin benzerlerinden başkasını mı bekliyorlar? De ki: “Bekleyin! Şüphesiz ki ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Do they then expect (any thing) but (what happened in) the days of the men who passed away before them? Say: "Wait ye then: for I, too, will wait with you."

A. Yusuf Alipublic-domain

What are they waiting for but the punishment that came to those before them? Say, ‘Wait then, I am waiting too.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

What expect they save the like of the days of those who passed away before them? Say: Expect then! I am with you among the expectant.

M. Pickthallpublic-domain

So do they wait except for like [what occurred in] the days of those who passed on before them? Say, "Then wait; indeed, I am with you among those who wait."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فهل ينتظر هؤلاء إلا يومًا يعاينون فيه عذاب الله مثل أيام أسلافهم المكذبين الذين مَضَوا قبلهم؟ قل لهم -أيها الرسول-: فانتظروا عقاب الله إني معكم من المنتظرين عقابكم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution