← Sure 12

12:78

قَالُوا۟ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلْعَزِيزُ إِنَّ لَهُۥٓ أَبًا شَيْخًا كَبِيرًا فَخُذْ أَحَدَنَا مَكَانَهُۥٓ ۖ إِنَّا نَرَىٰكَ مِنَ ٱلْمُحْسِنِينَ

Kelime kelime

قَالُوا۟
dediler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
يَٰٓأَيُّهَا
Ey
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰٓEdat — nidâ، ön ek
أَيُّİsim — mansûb (akuzatif)
هَاEdat — ATT، son ek
ٱلْعَزِيزُ
vezir
İsim
Kök: عزز
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
عَزِيزُİsim — eril tekil، merfû (nominatif)
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdat — mansûb (akuzatif)
لَهُۥٓ
onun vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
هُۥٓİsim — zamir، 3. tekil eril
أَبًا
babası
İsim
Kök: أبو
Dilbilgisi (i'rab)
أَبًاİsim — eril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
شَيْخًا
bir ihtiyar
İsim
Kök: شيخ
Dilbilgisi (i'rab)
شَيْخًاİsim — eril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
كَبِيرًا
büyük
İsim
Kök: كبر
Dilbilgisi (i'rab)
كَبِيرًاİsim — eril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
فَخُذْ
o yüzden al
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
خُذْFiil — emir، 2. tekil eril
أَحَدَنَا
(bizden) birimizi
İsim
Kök: أحد
Dilbilgisi (i'rab)
أَحَدَİsim — eril، mansûb (akuzatif)
نَاİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
مَكَانَهُۥٓ
onun yerine
İsim
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
مَكَانَİsim — eril، mansûb (akuzatif)
هُۥٓİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
إِنَّا
doğrusu biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdat — mansûb (akuzatif)
اİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
نَرَىٰكَ
seni görüyoruz
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
نَرَىٰFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
كَİsim — zamir، son ek، 2. tekil eril
مِنَ
iyilik edenlerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdat — harf-i cer (edat)
ٱلْمُحْسِنِينَ
güzel davrananları
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
مُحْسِنِينَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Kardeşleri: "Ey Vezir! Onun yaşlanmış, kocamış bir babası vardır. Bizden birini onun yerine al. Doğrusu biz senin iyi davrananlardan olduğunu görüyoruz" dediler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Dediler ki: "Ey vezir! Emin ol ki, bunun çok yaşlı bir babası var. Onun için yerine birimizi al. Gerçekten de biz seni iyilik edenlerden görüyoruz."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Kardeşleri) şöyle demişti: “Ey vezir (Yusuf)! Şüphesiz ki onun büyük, yaşlı bir babası var. Onun yerine bizim birimizi alıkoy! Şüphesiz ki biz seni güzel davrananlardan görüyoruz.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

They said: "O exalted one! Behold! he has a father, aged and venerable, (who will grieve for him); so take one of us in his place; for we see that thou art (gracious) in doing good."

A. Yusuf Alipublic-domain

They said, ‘Mighty governor, he has an elderly father. Take one of us in his place. We can see that you are a very good man.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

They said: O ruler of the land! Lo! he hath a very aged father, so take one of us instead of him. Lo! we behold thee of those who do kindness.

M. Pickthallpublic-domain

They said, "O ʿAzeez, indeed he has a father [who is] an old man, so take one of us in place of him. Indeed, we see you as a doer of good."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قالوا مستعطفين ليوفوا بعهد أبيهم: يا أيها العزيز إن له والدًا كبيرًا في السن يحبه ولا يطيق بُعده، فخُذْ أحدنا بدلا من "بنيامين"، إنا نراك من المحسنين في معاملتك لنا ولغيرنا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution