← Sure 12

12:82

وَسْـَٔلِ ٱلْقَرْيَةَ ٱلَّتِى كُنَّا فِيهَا وَٱلْعِيرَ ٱلَّتِىٓ أَقْبَلْنَا فِيهَا ۖ وَإِنَّا لَصَـٰدِقُونَ

Kelime kelime

وَسْـَٔلِ
(istersen) sor
Fiil
Kök: سأل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
سْـَٔلِFiil — emir، 2. tekil eril
ٱلْقَرْيَةَ
kente
İsim
Kök: قري
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
قَرْيَةَİsim — dişil، mansûb (akuzatif)
ٱلَّتِى
bulunduğumuz
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّتِىİsim — ism-i mevsûl، dişil tekil
كُنَّا
biz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُFiil — mâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَّاİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
فِيهَا
İçinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdat — harf-i cer (edat)
هَاİsim — zamir، son ek، 3. tekil dişil
وَٱلْعِيرَ
ve kervana
İsim
Kök: عير
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
عِيرَİsim — eril، mansûb (akuzatif)
ٱلَّتِىٓ
geldiğimiz
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّتِىٓİsim — ism-i mevsûl، dişil tekil
أَقْبَلْنَا
dön
Fiil
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
أَقْبَلْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
فِيهَا
İçinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdat — harf-i cer (edat)
هَاİsim — zamir، son ek، 3. tekil dişil
وَإِنَّا
ve biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
إِنَّEdat — mansûb (akuzatif)
اİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
لَصَٰدِقُونَ
doğru söylüyoruz
İsim
Kök: صدق
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdat — tekit، ön ek
صَٰدِقُونَİsim — ism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

Onlara sırt çevirdi, "Vah, Yusuf'a yazık oldu!" dedi ve üzüntüden gözlerine ak düştü. Artık acısını içinde saklıyordu.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

"Hem orada bulunduğumuz şehir halkına, hem içinde bulunduğumuz kervana sor. Ve emin ol ki, biz kesinlikle doğru söylüyoruz."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(İstersen) içinde bulunduğumuz şehre (Mısır halkına) ve birlikte geldiğimiz kervana sor! Şüphesiz ki biz doğru söyleyenleriz.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"'Ask at the town where we have been and the caravan in which we returned, and (you will find) we are indeed telling the truth.'"

A. Yusuf Alipublic-domain

Ask in the town where we have been; ask the people of the caravan we travelled with: we are telling the truth.”’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Ask the township where we were, and the caravan with which we travelled hither. Lo! we speak the truth.

M. Pickthallpublic-domain

And ask the city in which we were and the caravan in which we came - and indeed, we are truthful.'"

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واسأل -يا أبانا- أهل "مصر"، ومَن كان معنا في القافلة التي كنا فيها، وإننا صادقون فيما أخبرناك به.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?