← Sure 13

13:32

وَلَقَدِ ٱسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِّن قَبْلِكَ فَأَمْلَيْتُ لِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ثُمَّ أَخَذْتُهُمْ ۖ فَكَيْفَ كَانَ عِقَابِ

Kelime kelime

وَلَقَدِ
ve andolsun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
لَEdat — tekit، ön ek
قَدِEdat — tahkik (kad)
ٱسْتُهْزِئَ
alay edildi
Fiil
Kök: هزأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱسْتُهْزِئَFiil — mâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
بِرُسُلٍ
peygamberlerle
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
رُسُلٍİsim — eril çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّن
senden önceki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdat — harf-i cer (edat)
قَبْلِكَ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلِİsim — mecrûr (genitif)
كَİsim — zamir، son ek، 2. tekil eril
فَأَمْلَيْتُ
fakat bir süre verdim
Fiil
Kök: ملو
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — isti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَمْلَيْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsim — zamir، son ek، 1. tekil
لِلَّذِينَ
kimselere
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
لَّذِينَİsim — ism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوا۟
inkar eden(lere)
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdat — atıf bağlacı
أَخَذْتُهُمْ
onları yakaladım
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
أَخَذْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsim — zamir، son ek، 1. tekil
هُمْİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
فَكَيْفَ
nasıl
İsim
Kök: كيف
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdat — atıf bağlacı، ön ek
كَيْفَİsim — soru
كَانَ
imiş
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عِقَابِ
cezam
İsim
Kök: عقب
Dilbilgisi (i'rab)
عِقَابِİsim — mecrûr (genitif)
İsim — zamir، son ek، 1. tekil

Meal

TR

And olsun ki, senden önce de nice peygamberler alaya alınmıştı. İnkar edenleri önce erteledim, sonra cezalarını verdim. Cezalandırmam nasıldı?

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Andolsun ki, senden önceki peygamberlerle de alay edildi. Ben de o kâfirlere bir süre için meydan verdim. Sonra da tuttum onları cezalandırdım. O vakit azabım nasıl imiş (gördüler).

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Yemin olsun ki senden önceki elçilerle de alay edilmişti de ben kâfir olanlara zaman tanımış, sonra da onları yakalamış (cezalandırmış)tım. Benim azabım (bak) nasıl olmuştu!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Mocked were (many) messengers before thee: but I granted respite to the unbelievers, and finally I punished them: Then how (terrible) was my requital!

A. Yusuf Alipublic-domain

Many messengers before you [Muhammad] were mocked, but I granted respite to the disbelievers: in the end, I took them to task- how terrible My punishment was!

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And verily messengers (of Allah) were mocked before thee, but long I bore with those who disbelieved. At length I seized them, and how (awful) was My punishment!

M. Pickthallpublic-domain

And already were [other] messengers ridiculed before you, and I extended the time of those who disbelieved; then I seized them, and how [terrible] was My penalty.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وإذا كانوا قد سخروا من دعوتك -أيها الرسول- فلقد سَخِرَتْ أمم من قبلك برسلهم، فلا تحزن فقد أمهلتُ الذين كفروا، ثم أخذتُهم بعقابي، وكان عقابًا شديدًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?