← Sure 16

16:12

وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ ۖ وَٱلنُّجُومُ مُسَخَّرَٰتٌۢ بِأَمْرِهِۦٓ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

Kelime kelime

وَسَخَّرَ
hizmetinize verdi
Fiil
Kök: سخر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
سَخَّرَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَكُمُ
sizin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
كُمُİsim — zamir، 2. çoğul eril
ٱلَّيْلَ
geceyi
İsim
Kök: ليل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّEdat — marife (belirli)، ön ek
يْلَİsim — eril، mansûb (akuzatif)
وَٱلنَّهَارَ
ve gündüzü
İsim
Kök: نهر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
نَّهَارَİsim — eril، mansûb (akuzatif)
وَٱلشَّمْسَ
ve güneşi
İsim
Kök: شمس
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
شَّمْسَİsim — dişil، mansûb (akuzatif)
وَٱلْقَمَرَ
ve ay'ı
İsim
Kök: قمر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
قَمَرَİsim — eril، mansûb (akuzatif)
وَٱلنُّجُومُ
ve yıldızlar da
İsim
Kök: نجم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
نُّجُومُİsim — eril çoğul، merfû (nominatif)
مُسَخَّرَٰتٌۢ
boyun eğdirilmiştir
İsim
Kök: سخر
Dilbilgisi (i'rab)
مُسَخَّرَٰتٌۢİsim — ism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، dişil çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
بِأَمْرِهِۦٓ
O'nun emriyle
İsim
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
أَمْرِİsim — eril، mecrûr (genitif)
هِۦٓİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdat — mansûb (akuzatif)
فِى
bunda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdat — harf-i cer (edat)
ذَٰلِكَ
bu
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsim — ism-i işaret، eril tekil
لِEdat — uzaklık، son ek
كَEdat — muhâtab، son ek، eril
لَءَايَٰتٍ
ibretler vardır
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdat — tekit، ön ek
ءَايَٰتٍİsim — dişil çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
لِّقَوْمٍ
bir toplum için
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdat — harf-i cer (edat)، ön ek
قَوْمٍİsim — eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
يَعْقِلُونَ
aklını kullanan
Fiil
Kök: عقل
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْقِلُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Geceyi gündüzü, güneşi ayı sizin istifadenize vermiştir. Yıldızlar da O'nun buyruğuna boyun eğmiştir. Bunlarda, akleden kimseler için dersler vardır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize O verdi. Bütün yıldızlar da O'nun emrine boyun eğmişlerdir. Şüphesiz ki bunda aklını kullanan bir toplum için ibretler vardır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

O, geceyi, gündüzü, Güneş'i ve Ay'ı sizin için emre boyun eğdirmiştir. Yıldızlar da (Allah’ın) emri ile boyun eğdirilmiştir. Şüphesiz ki bunda aklını kullanan bir toplum için deliller vardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

He has made subject to you the Night and the Day; the sun and the moon; and the stars are in subjection by His Command: verily in this are Signs for men who are wise.

A. Yusuf Alipublic-domain

By His command He has made the night and day, the sun, moon, and stars all of benefit to you. There truly are signs in this for those who use their reason.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And He hath constrained the night and the day and the sun and the moon to be of service unto you, and the stars are made subservient by His command. Lo! herein indeed are portents for people who have sense.

M. Pickthallpublic-domain

And He has subjected for you the night and day and the sun and moon, and the stars are subjected by His command. Indeed in that are signs for a people who reason.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وسخَّر لكم الليل لراحتكم، والنهار لمعاشكم، وسخَّر لكم الشمس ضياء، والقمر نورًا ولمعرفة السنين والحساب، وغير ذلك من المنافع، والنجوم في السماء مذللات لكم بأمر الله لمعرفة الأوقات، ونضج الثمار والزروع، والاهتداء بها في الظلمات. إن في ذلك التسخير لَدلائلَ واضحةً لقوم سيعقلون عن الله حججه وبراهينه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?