← Sure 17

17:94

وَمَا مَنَعَ ٱلنَّاسَ أَن يُؤْمِنُوٓا۟ إِذْ جَآءَهُمُ ٱلْهُدَىٰٓ إِلَّآ أَن قَالُوٓا۟ أَبَعَثَ ٱللَّهُ بَشَرًا رَّسُولًا

Kelime kelime

وَمَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
مَاEdat — olumsuzluk
مَنَعَ
alıkoyan şey
Fiil
Kök: منع
Dilbilgisi (i'rab)
مَنَعَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلنَّاسَ
insanları
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdat — marife (belirli)، ön ek
نَّاسَİsim — eril çoğul، mansûb (akuzatif)
أَن
iman etmekten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdat — masdar bağlacı
يُؤْمِنُوٓا۟
inanan(lar)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْمِنُFiil — muzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
إِذْ
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذْİsim — zaman zarfı
جَآءَهُمُ
kendilerine geldiği
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُمُİsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْهُدَىٰٓ
hidayet
İsim
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdat — marife (belirli)، ön ek
هُدَىٰٓİsim — eril، mecrûr (genitif)
إِلَّآ
ancak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّآEdat — hasr (sınırlama)
أَن
demeleridir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdat — masdar bağlacı
قَالُوٓا۟
dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiil — mâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsim — zamir، son ek، 3. çoğul eril
أَبَعَثَ
mı gönderdi?
Fiil
Kök: بعث
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsim — soru، ön ek
بَعَثَFiil — mâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsim — özel isim، merfû (nominatif)
بَشَرًا
bir insanı
İsim
Kök: بشر
Dilbilgisi (i'rab)
بَشَرًاİsim — eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
رَّسُولًا
elçi olarak
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
رَّسُولًاİsim — eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

İnsanlara doğruluk rehberi geldiği zaman, inanmalarına engel olan, sadece: "Allah peygamber olarak bir insan mı gönderdi?" demiş olmalarıdır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Kendilerine doğru yolu gösteren peygamber gelince, insanların iman etmelerine engel olan sebep sadece: "Allah bir insanı mı Peygamber gönderdi?" demeleridir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kendilerine rehber geldiğinde insanları iman etmekten alıkoyan şey, “Allah elçi olarak bir insanı mı gönderdi” demelerinden başka bir şey değildir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

What kept men back from belief when Guidance came to them, was nothing but this: they said, "Has Allah sent a man (like us) to be (His) Messenger?"

A. Yusuf Alipublic-domain

The only thing that kept these people from believing, when guidance came to them, was that they said, ‘How could God have sent a human being as a messenger?’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And naught prevented mankind from believing when the guidance came unto them save that they said: Hath Allah sent a mortal as (His) messenger?

M. Pickthallpublic-domain

And what prevented the people from believing when guidance came to them except that they said, "Has Allāh sent a human messenger?"

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وما منع الكفارَ من الإيمان بالله ورسوله وطاعتهما، حين جاءهم البيان الكافي من عند الله، إلا قولهم جهلا وإنكارًا: أبعث الله رسولا من جنس البشر؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?