← Sure 18

18:5

مَّا لَهُم بِهِۦ مِنْ عِلْمٍ وَلَا لِـَٔابَآئِهِمْ ۚ كَبُرَتْ كَلِمَةً تَخْرُجُ مِنْ أَفْوَٰهِهِمْ ۚ إِن يَقُولُونَ إِلَّا كَذِبًا

Kelime kelime

مَّا
yoktur
Edat
لَهُم
onların
Edat
بِهِۦ
bu hususta
Edat
مِنْ
hiçbir
Edat
عِلْمٍ
bilgisi
İsim
Kök: علم
وَلَا
ve yoktur
Edat
لِءَابَآئِهِمْ
atalarının
İsim
Kök: أبو
كَبُرَتْ
ne büyük (küstahça)
Fiil
Kök: كبر
كَلِمَةً
söz
İsim
Kök: كلم
تَخْرُجُ
çıkıyor
Fiil
Kök: خرج
مِنْ
ağızlarından
Edat
أَفْوَٰهِهِمْ
ağızları
İsim
Kök: فوه
إِن
onlar söylemiyorlar
Edat
يَقُولُونَ
derler
Fiil
Kök: قول
إِلَّا
başka bir şey
Edat
كَذِبًا
yalandan
İsim
Kök: كذب

Meal

No knowledge have they of such a thing, nor had their fathers. It is a grievous thing that issues from their mouths as a saying what they say is nothing but falsehood!

A. Yusuf Ali · EN · public-domain

Bu hususta ne kendilerinin, ne de atalarının hiçbir bilgisi yoktur. Ağızlarından çıkan söz ne büyük bir iftiradır. Onlar, yalandan başka bir şey söylemiyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır · TR · public-domain

Onların da babalarının (atalarının) da bu konuda hiçbir bilgisi yoktur! Ağızlarından çıkan söz ne de büyüktür (çirkindir)! Yalandan başka bir şey söylemiyorlar.

Mehmet Okuyan · TR · all-rights-reserved

(A thing) whereof they have no knowledge, nor (had) their fathers, Dreadful is the word that cometh out of their mouths. They speak naught but a lie.

M. Pickthall · EN · public-domain